Spoiler içerebilir.
De Profundis ''derinliklerde'' anlamına gelen bir kitap aslında bir kitap olmaktan çok bir mektup. Wilde bu mektubu hapishanede aşkı için yazacak.Aşkının ismini bile anmayan yazar ona ''Bossie'' olarak sesleniyor mektuplarında. Peki bu mektuplar kime ve neden yazıldı? O dönemler Wilde evli ve 2 çocuk babası İrlanda'lı bir oyun yazarı mektubu yazdığı kişi ise Oxford'da öğrenci olan başarılı bir şair Lord Alfred Douglas.Kendisi kumara,şımarıklığa düşkün babasına nefret dolu tam bir ana kuzusu ve bence sevilmesi çok zor olan bir insanken, Wilde kendisine aşık oluyor, ilişkileri 4 yıl sürüyor ve bu sırada Alfred'in babası tarafından suçlanmaya, toplumun önüne atılmaya başlanıyor. Viktorya döneminde eşcinsellik bir suç keza Wilde bir aileye sahip olunca skandal olarak oturuyor gündeme ve yargılanıp hapishaneye giriyor.Yani evet aşkı yüzünden tüm hayatı mahvoluyor. Bu sırada ise ona mektuplar yazmaya başlıyor. Kitabı okurken çok fazla yerin altını çizdim, okuması çok zordu benim adıma. Aşkının bir ıstıraba dönüşmesini izlemek hüzünlüydü fakat en çok canımı sıkan yazar ona böyle bir kitap yazarken Alfred'in ona içerdeyken mektup dahi yollamaması.
''Şimdi sana bunu yazıyorsam, hapisliğim sırasında senin suskunluğun ve tutumun bunu gerektirdiği için''
''Üç ayda bir birileri mektup yazıyor yada yazmayı öneriyor.Mektupları, haberleri saklanıyor. Hapisten çıktığımda verilecekler bana.Orada olduklarını biliyorum. Mektupları yazanların adlarını biliyorum.Yakınlık,sevgi, iyilik dolu olduklarını biliyorum.Bu bana yetiyor.Daha fazlasını bilmeme gerek yok. Suskunluğun korkunç oldu benim için.''
Yazarın ıstırabını, aşkını, sanatını,öfkesini kaleme alış şekli beni hayrete düşürdü.Öfkesini kusarken bile onu yaralamama çabasını farketmek, her şeyi göze alması falan
“Yüreğinde benim gibi birini mahvetmiş olmanın yüküyle yaşamayı sürdürmene izin veremem. Bu düşünce seni aldırışsız bir kayıtsızlığa da itebilir, hastalık derecesinde bir hüzne de. Bu yükü senin omuzlarından alıp kendim üstlenmeliyim.”
“her türlü düşünce ve ifade yeteneğinden yoksun” kalmış olamazsın. Niçin bana yazmadın? Davranışının beni nasıl yaraladığı, öfkelendirdiği, mektubumdan açıkça anlaşılıyordu. ”