Çok uğraştım, Tanrım! Öyle uğraştım ki seni unutmak için. Çok sıkıntılı geçen bir gün, birkaç dakikalığına unutmayı becerdim
Ama geceler uzun, geceler bizim.
Evlilik bağları ticari bir anlaşma gibi,gereksiz yere bağlıyor insanları. Köpeğe tasma takmasan da, sadakati bağlar onu sana. Bilirsin ki isteyerek kalmaktadır yanında. İşte ben de bu özgürlüğü istiyordum. Beni seçtiğini, sana olmasa bile, tüm dünyaya hem de kendime kanıtlamaktı dileğim.
Sanıyordum ki, tüm acıları geride bırakacak kadar güçlüsün. Yanılmışım. Zayıflıktan değil acıların. Öylesine güçlüsün ki, gözgöze yaşıyorsun acılarla. Sakınmıyorsun, gözlerini kaçırmıyorsun onlardan.
Akakiy Akakiyeviç’i götürüp defnettiler. Petersburg’da yaşam her zamanki gibi sürüp gitti; Akakiy Akakiyeviç diye biri burada hiç yaşamamıştı sanki. Hiç bir koruyanı olmayan, kimsenin değer vermediği, kimseye ilginç gelmeyen biri olarak, basit bir sineği iğneye geçirip mikroskop altında araştırmaya bile önem veren bir doğa bilimcisinin dahi dikkatini çekmeyecek şekilde varlığı yok oldu...