şimdi binbir cümle geliyor hakkımdan,
sesimi çıkaramıyorum, özlüyorum, susuyorum,
sen orada öyle gülerken senin adına telve şekilleniyor,
sen bilmez misin sevgilim?
ben fala inanmıyorum.
fallar senle anlam kazanıyor,
umutsuz biriyim, inanmak istiyorum.
fakat biliyorum,
beni senden koparan seni bana nasıl getirsin?
sen orada temiz fincanlar dizerken,
ben falımın karanlığındaki bozuk, soğumuş telveyim.
fal bana kader gösterecek diyor,
ama sevgilim, ben unutuyorum.
kaderimi beraber yazsaydık,
böyle üşümezdim diyorum.
sen bilmez misin sevgilim?
ben fallara inanmıyorum.