Gerçekten yazın okuduğum ilk kitabı oldu. Bundan önce tabi ki kitap okumaya çalıştım bir türlü sonunu getiremedim hatta 20 sayfa kala bir kitabı yarım bıraktım ama bu kitap beni kendisinde tuttu. İlk olarak herkese hitap etmeyebilir ama bence tam yerinde bir kitap. Aristo ve Dante ikisinin de en iyi arkadaşa ihtiyacı olduğu bir yaz bir havuzun başında herşey başladı. Oysa ikisi de farklı bir dünyaya sahip. Ari sessizliği tercih ettiğini söyleyen ama bir o kadar konuşmaya ihtiyacı olan biri ve Dante tam ona göre biri sıradışı gibi gelebilir ama değil gerçekten değil. Onlar bir yaz da tanışan ve bir yaz da kendilerini tanıyan ikili oldular. Işte böyle okumanızı öneririm.
-seni seviyorum Jack-
sakın yapma
sakın hoşçakal deme
daha değil.
Beni anlıyor musun?
-çok üşüyorum-
Rose...
...buradan kurtulacaksın.
Hayatına devam edeceksin...
bir sürü bebeğin olacak.
onların büyüdüğünü göreceksin.
Yaşlı bir hanımefendi
olarak sıcak yatağında
öleceksin.
Burada değil
Bu gece değil
Bu şekilde değil beni
anlıyor musun?
O bileti kazanmak,
hayatımda başıma gelen
en güzel şeydi.
Beni sana getirdi.
Bunun için tanrıya şükrediyorum
Rose.. şükrediyorum.
Bana bir iyilik yapmalısın.
Hayatta kalacağına söz vermelisin.
Ne olursa olsun hayattan
vazgeçmeyeceğine söz ver.
Ne kadar ümitsiz olursa olsun
verdiğin sözden asla dönme.
Ağaç dalının gövdeden ayrılma eğilimini fark ettin mi bilmem? Hep öteye öteye uzar. Gövdenin toprağa kök salmış rahatlığından bir kaçıştır bu. Özgürlüğe susamışlıktır.