..ve zekânın keskin kalabilmesi için kitaplar gerekli.
tıpkı bir kılıcın keskin kalabilmesi için bileğitaşına
gerek olduğu gibi..
The Imp | R+ | LIFAD “Liebe ist für alle da!“
On KişiydilerAgatha Christie
Agatha Christie’nin çoğu kişi tarafından en beğenilen kitabını sonunda okuma fırsatım oldu. Nedense ekstra bir etkilenme, şaşırma veya heyecan duymadım. Bu kitabın kötü olması veya beğenmemek ile ilişkili bir durum değil. Beğendim hatta yüksek bir puan verdim, ama bence daha güzel kitapları var.
Bu ilk 5’e bile girmez kişisel fikrim…
——————
Kitabın konusu kısaca şöyle..
Birbirini tanımayan 10 kişi bir adaya 1 haftalığına davet edilir. Konuklar adaya vardığında ada sahibi orada değildir. Bu kişilerin geçmişleri ile yüzleşmesini isteyen ev sahibi konuklarına unutulmaz 1 hafta yaşatacaktır.. tabi tek tek öldüklerini ve bu gizemin kitap boyunca devam ettiğini düşünürsek herkesin bu süreyi tamamlayabileceği de şüpheli..
İncelemelerimde kitabın kısa konusunu yazarken tüm karakterleri kitaptan buraya kopyala yapıştır olayına girmiyorum. Kitabı eline alan okur listeyi orada görecektir.
Çok önemli ana karakterler varsa orası ayrı.
——————
YORUMUM SPOİLER İÇERMEZ
Olay örgüsü ve anlatım akıcı.. hiçbir problem yok. Keyifli bir şekilde okunuyor.
Yalnız bir nokta rahatsız etti beni.. Polisiye türünde bayağı çeşit yazar ve onlarca kitap okuyan biri olarak yazarın anlatımında gerçeği gizleme adına okuyucuyu yanıltma yöntemi vardır ve keyiflidir aslında. Çünkü yazar sizle bir oyun oynar ve siz de oyuna gelmek istemeyip bir an önce olayın düğümlerini çözmek istersiniz.. Buraya kadar her şey tamam..
Ama bu yanıltma işi aşırıya kaçtığı anda işin tadı değişiyor. Olayın sonunda ters köşe yapayım derken, öncesinde anlatılan çoğu şeyin gerçek olmadığı halde tamamen gerçekmiş gibi anlatılması hoş değildi.. nasıl anlatsam bu durumu..
Şöyle ki:
Bir ipucu bizden saklanabilir ve görmemiz istenmeyebilir. Bu doğaldır. Ama yanıltma o kadar abartılmış ki insan kendinden
On KişiydilerAgatha Christie · Altın Kitaplar · 202143,5bin okunma
Ama bir ülkede kötülük hakim olabiliyorsa eğer, bu cani ruhlu insanların sayısı arttığı için değil, kötülük sıradanlaştığı içindir.
Dostoyevski sorusu: Öldüren mi suçlu, yoksa kan dökme eylemini mümkün kılan düşünce tarzının kendisi mi? Yalnız kan döken mi suçlu, yoksa "kapitalist arena" uğruna kan dökülmesinde bir sakınca görmeyenler mi İkincileri görmezden gelerek birincilerle nasıl hesaplaşacağız? Şeytanı yargılayan, ama sisteme dokunmayan bir adalet mümkün mü?
Hepimizin kabul ettiği tek bir gerçek yoktur. 1789'da Benjamin Franklin'in Jean-Baptist Le Roy'a yazdığı gibi: "Bu dünyada ölüm ve vergiler hariç hiçbir şeyin mutlak olduğu söylenemez."
Bir tohum ektik gençken,
Bir badem dalı kestik;
Daha olgun bir yaşa geldik şimdi
Çürüyüp gitti mi onlar toprakta?
Geçmişi Anımsama - Charlotte Bronte (1835)
Ursula K. Le Guin - Mülksüzler
Yazarın Nebula* ve Hugo ödüllü meşhur kitabını okudum sonunda.
Bu bahsettiğim iki ödülü aynı anda alan ilk ve tek yazardır aynı zamanda.
Le Guin, ideoloji olarak sosyalizm/anarşizmi benimseyen, hiçbir güç ve yönetici kabul etmeyen bir sistemin elverişli olduğunu savunmaktadır. Buna rağmen, Nebula ödülünü veren Amerika Bilimkurgu ve Fantezi yazarları derneğinde yazarın düşüncelerine oldukça karşıt hatta yazardan pek hazzetmemelerine rağmen ödül yine verilmiştir. Böylece eseri, yılın bilimkurgu kitabı olmuş ve ün kazanmıştır.
——————————
Kitaptaki olay, çoklu yıldız sistemlerinden biri olan Ceti Yıldız Sistemi’nin gezegenleri olan Anarres ve Urras ikili dünyalarında geçmektedir.
Anarres, özgür dünyadır… Hiçbir otoriteyi kabul etmez. Devlet, hükümet, yasa, polis, asker, patron vs.. gibi.
Burada hiçbir şey sizin değildir. Her şey, ‘kardeş’ olarak tanımlanan toplumun diğer bireyleri ile ortak kullanılmaktadır. Çalışmada zorunluluk değil gönüllülük esastır.
Bu sahip olmama düşüncesi o kadar işlemiştir ki kullanılan dilde iyelik ekleri dahi kullanılmamaktadır.
Diğer taraftan Urras, bildiğimiz ve yaşadığımız düzende bir hayat yaşanan gezegendir. Bakın direkt kapitalist demiyorum çünkü Urras’ta gelişmiş ve gelişmemiş kapitalist ülkelerin yanısıra sosyalist ülkeler de vardır.
——————————
Anarres’te hakim olan Odoculuk düşüncesinin mimarı Odo, zamanında Urras’ta doğmuş ve büyümüş, hapsedilmiş ve sürgün edilmiştir.
Aslında bu gezegenlerdeki insanlar birbirinin atasıdır… buna rağmen biri diğerinin varlığını kabul bile etmek istemez. Diğeri ‘ay’ olarak tanımlanır..
Nereden baktığınıza bağlı…
——————————
Anarresli Fizikçi Dr. Shevek’in (Anarres’te sadece Shevek) teorisini Urras’ta daha kolay kabul ettirip dünya halkları için kullanılmasını istiyor.
MülksüzlerUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 202215,6bin okunma