"Bana öyle geliyor ki kudretli, hararetli bir sevgi olmadıktan sonra gönül, geçmişe karışmış aşk hatıralarının lezzetiyle avunamaz. İnsanın kalbinde devamlı bir aşk fırtınası esmelidir. Bu fırtınanın hükmü geçtiği anda karşılıklı bir sağanak onun yerini tutmalıdır. Harareti sönmüş maceraların kalplerinde kalan enkazıyla oyalananlar, aşkı sevişmekten ziyade sadece sevmek gibi kabul edenlerdir."
"Haritasız ve dümensiz kalmış, gideceği limanı olmayan bir gemiydi. Kendini akıntıya bırakıp sürüklenmek, en azından hareket etmek, hayatta kalmak demekti ki içini acıtan şey de zaten buydu; yaşamak."