Harun korkmaz

Harun korkmaz
@theharuun
Bilgisayar Mühendisi olmaya çalışan biri
İki kıtanın incisi
19 okur puanı
Mart 2023 tarihinde katıldı
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu olsun
Bir rüzgâr esti ki sormayın, kökleri söktü geçti, Milli olan ne varsa, yabancı bir el seçti. Ulusun harcı bitti, duvarlar çatlak şimdi, O asil büyük kimlik, artık bir tutsak şimdi. Bilinç rafa kalkınca, akıl sürgün edildi, Nice güzel hasletler, birer birer silindi. Geçen bunca senede, sadece zaman gitmedi; Bizden bizi çaldılar, bu fırtına bitmedi.
Reklam
EĞİTİM ŞART ŞARTTA , NASIL BİR EĞİTİM
Günümüzde yaşadığımız pek çok temel sorunun –ekonomik, sosyal, ahlaki– kökeninde eğitim yattığı aşikardır. Liyakatsizlik, cehalet ve değer yoksunluğu, eğitimsiz veya yanlış eğitilmiş bireylerin eylemlerinin doğal sonucudur. Peki, bu durumla paylaştığım "Andımız" arasında ne gibi bir bağ var diye düşünebilirsiniz. Eğitim, aslında en başta kendini eğitmekle başlar. Bu süreç, kendine telkin ederek, olumlu ifadeleri tekrar tekrar söyleyerek şekillenir. Bir yabancı kelimeyi öğrenirken kaç kez yüksek sesle tekrar eder, telkin eder ve o kelimeyi kalıcı hafızanıza, hatta kimliğinize kazırsınız? İşte tam da bu mekanizma, Andımız’ın gücünü ortaya koyar. Türkiye’de eskiden 6-7 yaşından 14-15 yaşına kadar, haftanın beş günü okullarda istikrarlı bir şekilde okunan Andımız, çocuklara daha küçük yaştan itibaren toplumda temel bir bilinç yerleştiriyordu: Küçükleri korumak, büyüklere saygı göstermek, yurdunu ve milletini özünden çok sevmek, yükselmek ve ileri gitmek. Bunlar, en insani ve evrensel ilkelerdir. Psikoloji bilimi, tekrarlı telkinin bilinçaltı üzerindeki etkisini uzun zamandır doğrular. Olumlu ifadelerin düzenli tekrarı, nörobilimsel olarak yeni sinir yolları oluşturur ve alışkanlıkları, hatta kimlik algısını yeniden şekillendirir. James Clear’ın “Atomik Alışkanlıklar” yaklaşımında vurguladığı gibi, küçük ama istikrarlı tekrarlar (%1’lik iyileşmeler), zamanla büyük dönüşümlere yol açar. Bilinçaltı, tekrarlanan telkinleri “gerçek” olarak kabul etme eğilimindedir; bu yüzden çocuklukta sistematik olarak verilen değerler, yetişkinlikteki davranışları derinden etkiler. Kur’an-ı Kerim de eğitimi ve nefis terbiyesini sıkça vurgular. “Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip, ona kötülük duygusunu ve takvasını ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir”
Duygu ve Düşünce
Yaşar Kemal
Kuş uçmaz, kervan geçmez bir yerdesin. Su olsan kimse içmez, Yol olsan kimse geçmez, Elin adamı ne anlar senden? Çıkarsın bir dağ başına, Bir ağaç bulursun Tellersin pullarsın Gelin eylersin. Bir de bulutları görürsün, bir de bulutları görürsün, bir de bulutları görürsün. Köpürmüş gelen bulutları. Başka ne gelir elden? Çın çın ötüyor yüreğimin kökünde şu dünyanın ıssızlığı. Tanrı kimsenin başına vermesin böyle bir yalnızlığı!
Yavaş ve yaşa
Geriye dönüp baktığımda koca bir yılı 'yetişme' telaşıyla geçirdiğimi görüyorum. Yaz tatili yapmadan, stajlar ve projeler arasında mekik dokurken hayatı hep ertelemişim. O anı yaşamak yerine, hep bir sonraki 'bitiş çizgisine' odaklandım. Ama fark ettim ki hız, duyguları da çabuk eskitirmiş. Büyük heveslerin, hazların bir haftada tükenip gitmesi bana yavaşlamam gerektiğini öğretti. Kitapların rehberliğinde şimdi yeni bir sayfa açıyorum. Hızlanmak değil, derinleşmek zamanı. 22 yaşımın kalan günlerini telaşla tüketmek yerine; geçtiğim sokağın, içtiğim kahvenin, aldığım nefesin farkına vararak, yavaş yavaş, tadını çıkararak yaşayacağım. Durmak değil bu, anın içinde kök salmak.Saatlerce sıkılarak düşünmek istiyorum.
Neşenin Gücü
“Neşenin Gücü”, ego ve toplumun dayattığı normlardan uzaklaşıp, bize ait olmayan mutluluk illüzyonlarını bırakmayı; bunun yerine anda kalarak, içsel neşeyi ve huzuru bulmayı anlatıyor. Ben okurken hem Yunus Emre’nin “Bir ben vardır bende benden içeri” sözünü düşündüm hem de seküler bakış açımdan ilham verici örnekler buldum. Hayatım boyunca egomu törpülemeye çalıştım, insani duygularla beslendiği anlar oldu ama pişmanlık duymadım; çünkü geçmişe veya geleceğe değil, akışa odaklanmanın tadını aldım. Bu kitap, bana bu farkındalığı bir kez daha hatırlattı. Neşenin Gücü
Alıntı
Reklam