İnsanlar karmaşıktır. Dışarıdan mükemmel görünebilirler ama karanlıkta m
korkunç şeyler yapıyor olabilirler. Onları yüceltebilir ama sonunda hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Hayal kırıklığına uğramak yerine şöyle düşünmeye çalışın: "Onlar da kanlı canlı insanlar."
Üstünüzde hakimiyet kuran bir süperegonuz var, sırf kendi deneyimlerinizden değil, hayranlık duyduğunuz şeylerden de oluşuyor ve kendinizin idealize edilmiş bir versiyonu ortaya çıkıyor. Fakat kendinizin idealize edilmiş hâli de günün sonunda sadece bir ideal. Gerçekte olduğunuz kişi değil. Gerçek dünyada bu ideale ulaşmakta devamlı başarısız oluyorsunuz ve sonra da kendinizi cezalandırıyorsunuz. Katı bir süperegonuz varsa, kendinizi cezalandırma eylemi bir noktadan sonra tatmin etmeye başlar. Örneğin, size gösterilen sevgiden şüphe duyduğunuzda, sevgiliniz parlayıp sizi terk edene kadar sorun çıkarırsınız ve sonucunda da rahatlama yaşarsınız. Gitgide hayali dış etkenler tarafından kontrol edilmeye başlarsınız, gerçekte siz olan şeyler tarafından değil.
Yakınlığa ihtiyaç duyma ile aynı zamanda başkalarını kendinden uzak tutmak isteme çelişkisine kirpi ikilemi deriz. Ben daima kendi başıma olmak istemiş ama aynı zamanda yalnız olmaktan da nefret etmişimdir. Bunun, başkalarına bağımlı olmaya son derece meyilli olmamdan kaynaklandığını söylüyorlar.