Pazar günlerimiz sakin geçiyordu pizza ısmarlıyorduk pahalıya geliyordu ama olsun paramız vardı, birbirimize kitaplar okuyorduk arkama yaslanıp onun sesini dinlemek hoşuma gidiyordu o kadar keyifli okuyor ki bir müddet sonra ses sözcüklerden daha önemli oluyordu.
Bende mecnundan füzûn âşıklık isti'dâdı var
Aşıkı sâdık benim mecnûn ' un ancak adı var
Ben de mecnun'dan öte bir aşıklık yeteneği var. Gerçek aşık benim ama mecnun'un adı çıkmış bir kere...
Fuzûlî
Aşk ayrılığının bir azap olduğunu söylüyor sonra da azabın a- z- b kökünden türediğini bunun da lezzet demek olduğunu söylüyordu demek ki aşkın azabında bir lezzet vardı ve dertleri zevk edilmeyince aşkın tadı çıkmıyordu.
Cânı kim Cananı için sevse cananın sever
Cânı için kim id cananın sever cânın sever
(Dünyada her kim ki canını, cananı için severse aslında yine cananını sevmiş olur, aynı şekilde cananını yani sevgilisini kendi canı için seven kişi yine kendi varlığını sevmiş olur.)