Kadınları "tacizden korumak için" kapalı giydirmek, "nüfus düşüşünü önlemek için" sistematik olarak damızlık olarak kullanmak, "çocuklara daha iyi bakım sağlamak için" annelerinden ayırıp başka ailelere vermek... Bazılarının bu kadar sistematik olmasa bile günümüzde de yaşanıyor olması o kadar acı ki... İnsan okurken bunalıyor aynı zamanda da haline şükrediyor. Ana karakter daha aktif olsun istiyoruz, bir şeyler yapsın, kızının yanına gitsin, kaçsın ama aynı durumda olsak çoğumuz onun gibi sinerdik büyük ihtimalle. O yönden çok gerçekçi. Rejime giden yoldaki halkı hazırlamak için yavaş yavaş yapılanları anlatması İran'daki devrim öncesi süreci anlatan başka bir kitabı aklıma getirdi. Hiçbir toplum bir gecede değişmiyor, önce pornoyu kaldırıyorlar, dergileri yakıyorlar mesela ve herkes bunları alkışlıyor veya sessizce onaylıyor. Kadınların mal varlıkları erkeklere geçince erkekler buna ses etmiyor, kadınlar da anlamaya çalışırken olanlar oluyor. Sonunun açık uçlu olması çok can sıkıcı, insan bilmek istiyor. Ama mutlu son olsa da olmasa da memnun olmazdık, o yüzden yazara kızamıyorum. Bu sonla en azından bir umudumuz oluyor, adını bilmediğimiz ana karakter ve onun gibi niceleri için.