Bu roman hakkında söyleyeceğim her şey bir miktar eksik kalacak. Okumaya başladığım anda beni içine çeken kitapların sayısı azdır ve Dorian Gray'in Portresi her yönüyle beni tatmin etmeyi başaran bir kitap oldu. Dili, karmaşık tamlamalarına rağmen çok sade ve akıcı; Oscar Wilde'nin kelimelerle dans ettiğini görebiliyorsunuz, burada tabi ki çevirmene de büyük iş düşüyor ve ona bu güzel kitabı bu kadar güzel şekilde çevirdiği için teşekkür ediyorum. Bunların yanısıra insan zihnini kasıp kavuran her duyguyu bu kadar iyi işlemiş olması bu kitabı vazgeçilmez kılan ayrı bir unsur oldu bana göre. Aşk, kıskançlık, nefret, hırs... hepsini kalbinizde hissedebiliyorsunuz. Bilirsiniz ölenlerin üstüne atılan toprak oyunun son perdesidir. Ve biz bu mutlak boyun eğişi izliyoruz kitap boyunca.
Dorian Gray'in anlatılan güzelliğini kafamda tasvir ederken ona hiçbir kötülüğü konduramadığımı farkettim okurken, anlatılmaz bir incelikte olan dünyanın kirine bulaşmamış saf bir güzellik.. Ve bu güzellik algısının günümüz dünyasında da ne kadar içimize işlediğini anladım. Güzel olan hata yapmaz diyoruz günlük yaşantımızda da. Hata yapma haklarını aslında biz alıyoruz ellerinden.
Lord Henry ise benim gözüme çarpan bir diğer güçlü karakter. Neredeyse romanın yarısına kadar sanki olayları hep onun ağzından okuyormuş gibi hissettim. Bu roman sanki onun elinden çıkmış gibiydi, belki de Oscar Wilde'de kendini bu karakterle romana gizlemiştir diye düşünmeden edemedim. Bir cümlesi vardı Basil'ın ona sarfettiği, "Ahlaka uygun tek şey söylemez, ahlakdışı tek şey yapmazsın." işte bu cümle Lord Henry'nin kitap boyu rolünü bir miktar bize açıklıyor aslında.
Basil Hallward ise kitapta benim en çok üzüldüğüm ve güçsüz bulduğum bir diğer karakter oldu. -diğeri o masum güzel Sibyl- Aslında aşkının
Benim için başucu kitabı gibi bir şey. Yaklaşık 10 dakika önce yine elimdeydi ve her okuduğumda anlam kazanan yeni satırlar var. Okurken başlangıçla bitiş arasında kalan siz oluyorsunuz.. Satırlarının üzerinden yıllar geçmesine rağmen eskimemesi ve her okunuşta insanın kalbine dokunması, tüm bunlar gerçekten tarifsiz hisler.
Çiçek SenfonisiÖzdemir Asaf · Yapı Kredi Yayınları · 20229,4bin okunma