Melis

El Kızı
9/10
·400 syf.··
2026 2. kitabı
El Kızı Okuduğum ve beğendiğim kitapları iki üç sene sonra hatırlamadığımı fark edince, yazabildiğim kadar yazıp bu hafıza kaybını inceleme yaparak azaltmak istediğimi fark ettim. Son okudularımdan olan El Kızı’nı da ileride unutmak istediğim kitaplardan. Benim için önemli bir kitap aslında çünkü kitap okuma hevesimi bana geri kazandırdı bir nebze de olsa. O kadar akıcı ve tansiyonu düşmeyen bir hikayesi,anlatımı var ki. Nazan’ın hikayesini, onun günlük hayatını ve karakterini tanıyarak başlıyoruz. Her şeyden önce bir toplum eleştirisi olduğunu unutmadan tabi. “Böyle insanlar da var gerçekten” demek için. Nazan’ın ağzı var dili yok, öksüz ve yetim olması nedeniyle teyzesiyle büyümüş. Soğuk ve mesafeli karakterinin sebebi de biraz teyzesinin öğütleri ,“erkekler yılışık karı sevmez”,biraz da kendi huyu. Vur ensesine al ekmeğini deyimi tam oturuyor Nazan’a. Saygısızlık yapmamaya çalışırken kendi öz saygısını kaybediyor. Karakterlerin dediği kadar var neredeyse, ruhsuz biri gibi Nazan. Hayatta mücadele nedir bilmiyor. Kim ne derse yapmış. Evlen demişler evlenmiş. Çocuk demişler doğurmuş. Kendisi için yaşamamış hiç.Kitabın tüm özeti bile olabilir şu cümle. Fakat ahlakı muazzam. Gavur bir kaynanası var Nazan’ın. Gençliğinde işlediği günahları geçmişine gömüp din kisvesi altında kendine yeni bir karakter oluşturmuş, dininde imanında gözükse de aslında alakası bile olmayan, okudukça nefret edeceğiniz bir karakter. Burda yazarın gözlem yeteneğine hayran kaldım çünkü bu karakteri belki yüz kere görmüşüzdür orda burda. Bu yüzyılda bile hala varlar. Taa o yıllardan geldiklerini bilmek de çok aydınlatıcı. Bu kaynana eziyet ediyor kısaca Nazan’a, aşağılıyor örseliyor fakat Nazan’ın bir kere bile karşı geldiğini görmüyoruz. Kocasınınsa tek istediği daha cana yakın, daha konuşkan
1000Kitap
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kitabın Sonu Üzerine Düşünceler
8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
İlk incelememi bu kitaba yazmak istedim. Tam benlik bir konuydu çünkü. Çevirisi rezalet öncelikle. Keşke daha iyisi olsaydı da ordan okusaydık. Çoğu sahneyi kafamda canlandırırken zorlandım bu yüzden. Bu konuda çoğu kişi hemfikir olacaktır benimle. Adam’s Family olarak hayal ettim istemeden animasyon gibi düşündüm kaldı ki animasyonu da varmış izlenebilir. -Spoiler- Okumayı bitirdikten hemen sonra düşündüklerim spoilerin bittiği yerdedir fakat burayı güncelliyorum. Üzerine biraz düşündükten sonra kitabın sonunu iki farklı şekilde ele almaya karar verdim. İlk bakacağım açı Alan karakterinin psikolojik incelemesi olarak görülebilir. Kitabın başından beri Alan’ın intihar dükkanının vizyon ve misyonuna karşı olduğunu görüyoruz. Bu karşıtlık öyle bir boyutta ki, intihar etmek üzere olan yaşıtının peşinden koşup onu sabote etmekten başlıyor ve sonlara doğru dükkandaki her eşyayı sabote etmeye kadar gidiyor. Yeter ki insanlar yaşamak için bir şans daha elde etsin ve tekrar düşünsün. O ip kopsun, o zehir işe yaramasın. Gelen bazı insanların ne kadar boş sebeplerle intihar etmek istediğini görüyor annemle kavga ettim, kocam beni aldattı vs. Ailesinin bu kurtarılabilecek çoğu insanı intihara teşvik etmesine çok karşı. En çok değiştirmek istediği bu sebeple ailesinin düşüncesi ve bunu hareketlerinden sözlerinden anlayabiliyoruz. Adım adım zamanla yapmayı başarıyor da. Fakat neden zafere ulaştığı yerde de kendini boşluğa bırakıyor? Alan, bebekliğinden beri bir “dışlanan” outsider dediğimiz karakter tipi. Ailesi tarafından, özellikle babası tarafından devamlı küçümseniyor ve aşağılanıyor. Aileye yakışmadığı, yetersiz olduğu yüzüne vuruluyor. Keşke doğmasaydın deniliyor çok kez. Ve onlara layık biri haline gelmesi için korkunç bir intihar timine dahi yollanıyor. Biz okuyucu olarak
Edebiyat
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,7bin okunma