İçimde durmadan değişen, ele avuca sığmayan bir sürü duygu. Kara kara düşünceler, derken bir öfke; ağlamaklı bir haldeyken, birdenbire taşkın bir sevinç. Kitapları karıştırırken bakarım, dün
içinde türlü güzellikler bulduğum, okudukça coştuğum bir yer bugün bir şey demez olmuş bana. Eviririm, çeviririm, orasını burasını okurum, nafile. O sayfalar boşalmış, yabancılaşmıştır artık benim için.
Kuduz böceklerinde, doğanın bir çelişkisi olarak kendi zehirlerinin panzehiri de bulunur. Onun gibi insan kötülükten tat alırken vicdanda tam tersi bir acılık peydahlanır ve uyurken, uyanıkken türlü üzücü kuruntularla azap çektirir bize.
Belki öteki varlıklarda görüldüğü gibi, insanlar için de doğal yasalar vardır; ama bizde kaybolup gitmiştir. Çünkü şu mübarek insan aklı her yere karışıp düzen vermeye, kumanda etmeye kalkmış, dünyanın yüzünü kendi büyük iddiaları, kararsız görüşleriyle bulandırmış, karmakarışık etmiş.