ecem

ecem
@theplaths
i hate it here so i will go to secret gardens in my mind ✿
Karanlıkta iki gölge, umutsuz, ağır alacakaranlıkta birbirine uzanıyor. Elleri birleşiyor ve ışık, yüz altın kupadan dökülen bir güneşmişçesine sel olup yayılıyor.
Sayfa 361·Kitabı okudu
Reklam
Onu yalnızca dokunarak, yalnızca koklayarak bile tanırdım; kör olsam bile nefeslerinden, ayaklarının yere vuruşundan tanırdım. Ölmüş olsam bile, dünyanın sonu gelmiş olsa bile tanırdım onu.
Sayfa 135·Kitabı okudu
Alıntı
Dünyanın şafağındaki tanrılar gibiydik ve neşemiz o kadar ölçüsüzdü ki gözümüz birbirimizden başka bir şey görmüyordu.
Sayfa 106·Kitabı okudu
Alıntı
Yüzerken, oynarken veya konuşurken üstüme bir his çökerdi. İçimi dolduruşuyla, göğsümde yükselişiyle korkuya çok benzeyen bir histi bu. Aniden boşanan yaşlar gibi hızla gelirdi. Oysa ikisi de değildi, korku ve yaşlar ağırken bu his kuş hafifliğindeydi, onlar donukken bu his parlaktı.
Sayfa 54·Kitabı okudu
“Adem’in olmam gerekirken, düşkün melek oldum; hiç günahım yokken sevinçten mahrum ettin beni. Her yerde eksiksiz bir mutluluk görüyorum; bir tek ben, telafisi imkansız biçimde bu mutluluğun dışına itilmişim. İyilikseverdim, güzel huyluydum, acılar yüzünden bir ifrite döndüm.”
Sayfa 107·Kitabı okudu
Reklam