Kur'an-ı Kerim'i okuyan kimsenin maksadı, üzerindeki yalnızlık ve üzüntüyü kaldırmak, dünya sıkıntılarını gidermek, Mevlâ'ya kavuşma şevkinin hakkını vermek, kulluk vazifelerine ait hükümleri bilmek, Allah'a hizmet etmenin âdâbını öğrenmek olmalıdır.
Ben seni muhtaçlıkla sevmiyorum, ben seni hürriyetim gibi seviyorum. Bugüne kadar ettiğim dualara amin der gibi, umutla, inanarak! Ben kaybedeceğimi bildiğim savaşlara bile bile girecek kadar cesaretle seviyorum seni Kâmran. Vatanım gibi seviyorum, bir avuç toprağıyla yetindiğim, sürgünüm, sılam… Bu yüzden beni kaybetmekten korkma. Bu aşk benim gölgem Kâmran. Bastığım yerde ayak izim, dokunduğum yerde ki parmak izim. Eğer olur da bir gün aramıza yıllar, yollar, insanlar girerse bizden geriye sadece bu izler kalacak …
Kulun, dinini yaşayabilecek, amellerini ihlâslı ve yalnız Allah rızası için yapabilecek ve diğer insanlarla iyi geçinebilecek kadar ihtiyaç duyduğu ilmi öğrenmesi İslam'ın farzlarındandır.