1930 Müzik kutusu, müzik endüstrisini kurtarmasıyla tanınır. 1930’larda müzik kutusu dağıtımı 25.000’den 300.000’in üzerine çıkar. Bu da halkın plaklara muazzam bir şekilde maruz kalmasını sağlar ve böylece satışlar artar. Ayrıca, Galvin Manufacturing Corporation, Motorola adlı araba radyosunu tanıtmıştır. Radyonun adı daha sonra şirketin adı olmuş ve Motorola 20. yüzyılın en büyük elektronik firmalarından biri haline gelmiştir. 1931 yılında, George D. Beauchamp, John Dopyera’nın birkaç yıl önce icat ettiğini iddia ettiği ancak patentini alamadığı tekkonili rezonatör gitar için 1.808.756 numaralı ABD patentini almıştır . Besteci Henry Cowell ile iş birliği yapan Leon Theremin , davul makinesinin öncülü olan Rhythmicon'u geliştirmiştir .
Sayfa 36·Kitabı okudu
1928 Leon Theremin, kendi adını taşıyan elektronik müzik aleti- nin patentini alır. Theremin, The Day the Earth Stood Still, Spel- lbound ve The Lost Weekend gibi filmlerin yanı sıra uzun süre yayınlanan İngiliz televizyon programı Midsomer Murders’ın müziklerinde ürkütücü bir atmosfer sağlamaya yardımcı olmuş- tur. Theremin ayrıca Robert Moog’un analog sentezleyicilerin geliştirilmesindeki çalışmalarını da etkilemiştir. Ayrıca, Maurice Martenot, klavye tabanlı bir elektronik müzik aleti olan ondes Martenot’yu icat etmiştir. Theremin kadar iyi bilinmese de, Ondes Martenot’un elektronik osilatörler ve bir klavyeden oluşan eşleştirmesi, gelecekteki erken analog sentezleyicilerin doğrudan bir öncülü olarak görülebilir.
Sayfa 35·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Neyse ki onun gibi tuhaf insanlara sık rastlanmıyor. Çoğu yılanın başını küçükken nasıl ezeceğimizi biliyoruz. Çivi ve tahta olmadan ev inşa edemezsin. Ev inşa etmek is temiyorsan, çivilerle tahtaları sakla. Bir insanın siyasi açıdan mutsuz olmasını istemiyorsan, bir meseleyi iki farklı açıdan sunma ki kaygılara kapılmasın; tek bir açıdan sun. Daha da iyisi, hiçbir açıdan sunma. Bırak savaş diye bir şey olduğunu unutsun.Hükümet verimsizse, kadroları fazla şişkinse ve vergi manyağıysa, insanların bu yüzden kaygılanmasındansa hükümetin bunların hepsi birden olması daha iyi. Huzur, Montag. insanlara en popüler şarkıların sözlerini, eyalet başkentlerinin isimlerini veya lowa'da geçen sene ne kadar mısır yetiştiğini hatırlayarak kazanacakları yarışmalar vereceksin. Onları yanmaz verilerle dolduracaksın, 'gerçekleri' boğazlarına tıkıştıracaksın, öyle ki kendilerini tıka basa doymuş ama onca veri sayesinde kesinlikle 'zeki' hissedecekler. O zaman, düşündükleri hissine kapılırlar ... hareket etmedikleri halde hareket ediyormuş gibi hissederler. Ve mutlu olurlar, çünkü o türden gerçekler değişmez. Onlara bir şeyleri yorumlamaları için felsefe veya sosyoloji gibi kaygan zeminli şeyler vermeyeceksin. O yol melankoliye çıkar. Bir televizyon duvarını söküp takabilen herkes (ki bugünlerde çoğu insanın yapabildiği bir şey bu), insana kendini hayvansı ve yalnız hissettirmeden ölçülmemekte veya denklemleştirilmemekte direnen evreni sürgülü cetvelle ölçüp denklemleştirmeye çalışan herhangi bir insandan daha mutludur. Bunu biliyorum, çünkü denedim; cehenneme kadar yolu var. Bu yüzden kulüplerini ve partilerini, akrobatlarını ve sihirbazlarını, deli fişeklerini, jet arabalarını, motosiklet helikopterlerini, seksini ve eroinini, otomatik refleksle yapılacak her şeyin daha fazlasını getir.
Sayfa 81 - İthaki yayınları·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Montag, “Tamam ama peki ya itfaiyeciler?” diye sordu. “Ah.” Beatty pipo dumanının hafif sisinde öne eğildi. “Bundan daha kolay açıklanabilir ve doğal ne var? Okullardan denetmenler, eleştirmenler, bilgili insanlar ve hayal gücü kuvvetli yaratıcılar yerine koşucular, atlayıcılar, yarışçılar, vasıfsız işçiler, gaspçılar, kapkaççılar, havacılar ve yüzücüler çıktıkça ‘entelektüel’ kelimesi tam da hak ettiği şekilde küfür haline geldi tabii. İnsan bilmediği şeyden korkar hep. Senin sınıfındaki sıradışı ölçüde ‘zeki’ çocuğu, diğerleri kurşun putlar gibi öylece oturup ondan nefret ederken derslerde öğretmenlerle en çok konuşan ve yanıt veren oğlanı hatırlarsın. Okul çıkışı dövüp işkence etmek için seçtiğiniz kişi de bu zeki çocuk değil miydi? Tabii ki oydu. Hepimiz birbirimize benzemeliyiz. Anayasa’nın dediği gibi, herkes hür ve eşit doğmaz ama herkes eşit hale getirilir. Her insan diğer herkesin suretidir; o zaman herkes mutlu olur çünkü sinmelerine yol açacak, kendilerini kıyaslayacakları dağlar yoktur. Yani! Yandaki evde bulunan bir kitap, dolu bir tabancadır. Yak onu. Silahın mermisini al. Adamın zihnine zorla gir. Okumuş adamın hedefinin kim olacağını kim bilebilir? Ben mi? Onları bir dakika bile midem kaldırmaz. Böylece, sonunda tüm dünyadaki evler yangına dayanıklı hale getirildiğinde (geçen geceki varsayımın doğruydu), itfaiyecilerin eski işlerini yapmasına gerek kalmadı. Onlara bu yeni iş verildi... iç huzurumuzu koruma, aşağı olmaya karşı duyduğumuz anlaşılır ve haklı korkuya yönelik odağımızı koruma görevi verildi; resmi sansürcü, yargıç ve infazcı oldular. Bu sensin Montag ve bu benim.” Oturma odasının kapısı açıldı ve Mildred orada öylece durup onlara baktı... Beatty’ye ve ardından Montag’a baktı. Arkasındaki oda duvarları neredeyse yalnızca bas davullar,
Dram kötüyse, film hiçbir şey söylemiyorsa, oyun boşsa, Theremin ile iğnele beni, yüksek sesle. Oyuna tepki verdiğimi düşünürüm, titreşime verilen dokunsal bir tepkiden ibaret olduğunda. Ama umurumda değil. Sıkı eğlenceyi seviyorum, o kadar."
You can’t build a house without nails and wood. If you don’t want a house built, hide the nails and wood. If you don’t want a man unhappy politically, don’t give him two sides to a question to worry him; give him one. Better yet, give him none. Let him forget there is such a thing as war. If the government is inefficient, top-heavy, and tax-mad, better it be all those than that people worry over it. Peace, Montag. Give the people contests they win by remembering the words to more popular songs or the names of state capitals or how much corn Iowa grew last year. Cram them full of non-combustible data, chock them so damned full of "facts" they feel stuffed, but absolutely "brilliant" with information. Then they'll feel they’re thinking, they'll get a sense of motion without moving. And they'll be happy, because facts of that sort don’t change. Don’t give them any slippery stuff like philosophy or sociology to tie things up with. That way lies melancholy. Any man who can take a TV wall apart and put it back together again, and most men can, nowadays, is happier than any man who tries to slide-rule, measure, and equate the universe, which just won’t be measured or equated without making man feel bestial and lonely. I know, I've tried it; to hell with it. So bring on your clubs and parties, your acrobats and magicians, your daredevils, jet cars, motorcycle helicopters, your sex and heroin, more of everything to do with automatic reflex. If the drama is bad, if the film says nothing, if the play is hollow, sting me with the theremin, loudly. I'll think I'm responding to the play, when it’s only a tactile reaction to vibration. But I don’t care. I just like solid entertainment.