Emily bu olaydan sonra haftalar, hatta aylar boyu bu cümleye verebileceği çeşitli cevaplar düşündü; tutkulu, özenle seçilmiş kelimeler. Ama o anda toparlayabildiği, o zayıf, kişiliksiz cümleydi, çocukluktan beri kullanmaktan nefret ettiği o cümle: "Anlıyorum."
Seslerin tınısını dinliyordum, ne hissettiklerini duymaya çalışıyordum. Gerçekten dinlemenin ne demek olduğunu öğrenmeye çalışıyordum çünkü hiçbir zaman iyi bir dinleyici olmamıştım. Ben düşünmeye âşıktım. Hem de delicesine.