Meryemnur

Meryemnur
@theteacha
Learning is forever
İngilizce Öğretmeni
Marmara Üniversitesi
121 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi··
11 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 20:33
Ne zor bir eser… Okurken insanın içi sızlıyor. Charlie zihinsel engelli bir yetişkin, bilim insanları onu zeki yapabilecekler mi diye meraklı… Sonuç? Etik olarak zihinsel engelli yetişkin bir bireyi daha zeki yapmak üzere ona bir ameliyat yapılacaksa kime sorup izin alınır? Ailesi bu izni verebilir mi? Ya da zaten zihinsel engelli, onun için fark etmez mi? Bu soruların yanı sıra okurken Charlie’nin nasıl zamanla değiştiğini, bakış açısından olaylara karşı olan tutumunu okuyoruz. Günlük tarzı anlatıma sahip olduğu için direkt karakterin kafasının içindeyiz aslında ve onun yazdıklarını okuyarak gelişimine ve sonra da devamına şahit oluyoruz. Aşk hayatına, gördüğü şeyler karşısında tepkilerine, duygusal gelişimine, arkadaş çevresi sandığı kişilerle sıfırdan tanışmasına, ailesiyle olan travmalarıyla yüzleşmesine tanıklık ediyoruz. Yazım çok etkileyici. Zihinsel engelli olduğu bölümde yapılan yazım hatalarını okurken, o bölümlerde ne kadar saf olduğunu okurken kalbiniz sızlıyor. Aile yüzleşmesi kısmında çok etkilendiğimi de belirtmeliyim. Ayrıca artık sona yaklaşırken çok zorlandım. Charlie’nin Algernon ile paralel ilerleyişinden yola çıkması ve kendi başına gelecekleri biliyor olması beni yıktı. Muazzam bir hikaye.
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,2bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Puan vermedi·169 syf.··
2026 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 21:36
Ne değerli insanlar yaşamış… Okudukça kendi öğretmenliğimi sorguladım, neleri iyileştirebilirim, kendimi nasıl geliştiririm diye düşündüm. Ama asıl iş öğrencileri Mahir hoca gibi etkileyebilmek, o da bunu onlara değer vererek yapmış. Mahir İz diye birinin varlığından dahi haberim yoktu, ta ki okul okuma grubumuzla bu eseri seçip okuyana dek. İyi ki okumuşum, iyi ki tanımışım bı zatı. Öğrencilerini evine davet edip ders veren, derslerini onları da alıp Kanlıca’ya yoğurt yemeye giderek ya da bir vapur gezisinde deniz manzarasına karşı sohbet ederek işleyen bir öğretmen... Bilginin değerinin farkında olduğu kadar, zihnini dinç tutmanın önemini de bilen bir kişilik… İmanın hassasiyetine, inancın getirdiği bilince sahip bir adam… Çok memnun oldum okuduğuma. Bence her öğretmen okumalı.
Eğitime Adanmış Bir Ömür: Mahir İzİdris Topçuoğlu · Ketebe Yayınları · 2022390 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2026 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 15:15
Matt Haig'den okuduğum üçüncü kitap sanırım. Üçü de yazım olarak birbirlerine benzeyen eserlerdi. Edebi eser mantığıyla yaklaşınca bana kalırsa çok başarılı değil ama bunun dışında kurgusal yaratıcılık olarak ortalama kitaplar. Özellikle çok ağır konular işleyen ya da bilgi yoğunluğu olan kitaplar ardından okunduğunda bence çok daha tatlı geliyor bu eserler. Radley Ailesi de benim için öyleydi. Çok ağır kitaplar okumadım ama yoğun bir okuma temposunun ardına bu kitabı koydum. 300 küsur sayfa birkaç günde bitti ve bana çok güzel bir ivme kazandırdı. Konusuna gelecek olursak tipik bir vampir kurgusu aslında ama daha çok karakterlerin acınası yönleri -daha doğrusu vampirlikle imtihanları ele alınır şekilde yazılmış. Aile geçmişini sıfırlayabilmek amacıyla farklı bir yere taşınıyor ancak o geçmişin kötü karakteri tekrar bir şekilde hayatlarına dahil oluyor. Akıcılığı oldukça iyi, konu dışında karakterlerin vampirlikle ilgili varoluşsal sancılarına odaklanan bir eser. Rowan'ın cüretkarlığı bir yerde toparlanıp hikayenin belirleyici unsurlarından birine dönüşüyor. Her Matt Haig kitabı için söylediğim bir şey var: Filmi çekilse kitabından çok daha güzel olur, olayları çok daha iyi yansıtır ve hisleri de. Bu kitap için de aynını söyleyebilirim. Keyifli bir okumaydı, çabucak bitti.
Radley AilesiMatt Haig · Domingo Yayınları · 20251,969 okunma
Puan vermedi·102 syf.··
2026 12. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 00:00
Töre cinayeti, aile ve toplum baskısı, namus kavramı ve çaresizlik… Hepsinden bir tutam var içinde. Yaşar Kemal ile ilk kez tanıştım, tanışmak için iyi bir eser mi bilmiyorum ama Aytmatov okumayı çok seven biri olarak yazımları arasındaki benzerlik beni büyüledi. Yaşar Kemal Anavarza’dan, Çukurova’dan öyle bahsediyor, betimlemelerini öyle yazıyor ki Anavarza bir yer olmaktan çıkmış adeta kitabın bir karakteri haline gelmiş. Kitabın karakterlerinin tiplemeleri o kadar muazzam ki, eski bir yeşilçam filminde bir töre davası izliyor gibisiniz. Zaten Türkan Şoray tarafından bir uyarlaması da yapılmış. Babaannenin her fırsatta Hasan’ı dolduruşa getirmesi, köylünün sürekli Halil’in “ak kefenli hortlağını” ya da hayvan halinde hortlayıp insanlarla konuştuğunu ve öcünün alınması gerektiğini söylemesi, çaresiz Esme’nin oğlunu bırakıp kaçamaması… Tema işlenişi çok iyi. Rahatsız edici ögeler var ama bence kısacık oluşuna karşın dolu bir eser. Abidin Dino’nun çizimleri de kullanılmış içinde. Okumaktan keyif aldığım bir tanışma oldu.
Yılanı ÖldürselerYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202028bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 11. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 00:00
Sürprizbozan var! Türk klasiklerine biraz daha şans vermem gerektiğini fark ettiğim bir eser oldu. Oldukça kısa, mizahı ile öne çıkan, konuşmaların oldukça yerel ağızdan yazıldığı bir eser. Hiciv yönü oldukça yüksek bir eser tabii, sahte bir gulyabaninin ardındaki oyunbazların ortaya çıkarılması ile biten bir hikayesi var. Batıl inançların ve halkın bunlara çok kolay kanışının, halk cahilliğinin bir eleştirisi niteliğinde aslında. Köy halkının cahillikle nasıl bu gulyabaniye inandığı, körü körüne ondan korkup geceleri evlerine tıkıldığı, gulyabani ve cinlerinin isteklerini yerine getirmesi gerektiğini düşündüğünü ele alıyor. Hikayenin mutlu sonu ya da yazımından ziyade ben bunun kadınlar arasında bir çay saati sohbeti olarak Muhsine tarafından anlatılıyor olmasını beğendim. Başta yer alan Hüseyin Rahmi ve bir okur arasındaki mektuplaşmaların bu eserin niçin yazıldığına ışık tutması da keyifliydi. Gürpınar yaşlı okurlarını kırmamış ve onlara bir eser yazmış. Muhteşem değildi ama okuması kolay ve keyifliydi.
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202517,8bin okunma