… acı ve hazzın o tuhaf maden eritme kabı içinde hayatı seyrederken yüzünüze cam bir maske takmazdınız ya da sülfürlü dumanların beyninizi rahatsız etmesine ve hayal gücünüzü canavarca hayallerle, biçimsiz düşlerle bulandırmasına engel olamazdınız.
…bürün ilgisini önemsiz bir şeye vermeye çalışıyordu, tıpkı bizi korkutan çok önemli bir şey olduğu ya da yüreğimizde ne olduğunu bilemediğimiz yeni bir duygu belirdiği ya da birden bize dehşet veren bir düşünce beynimizi ablukaya aldığı ve bizi teslim olmaya çağırdığı zaman yaptığımız gibi.
Bu günlerde insanlar kendi kendilerinden korkuyorlar. Görevlerin en büyüğünü unuttular, Bir insanın kendine karşı görevini. Elbette yardım etmeyi seviyorlar. Yoksulları doyurup dilenciler giydiriyorlar. Ama kendi ruhları aç ve açıkta.