The Tommo

"...Kendi hayatım başkasının gibi geliyor, başkasınınki de benim gibi."
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Peki ya sonra?..
...Eserlerimin bana kazandırdığı ünü düşünürken kendi kendime şöyle diyordum: "İyi tamam, Gogol'den, Puşkin'den, Shakespeare'den, Moliére'den, dünyadaki bütün yazarlardan daha ünlü olacaksın da ne olacak yani!.." Ve hiç ama hiçbir yanıt veremiyordum.
Sayfa 18·Kitabı okudu
"Eğer yaşamımda tadına henüz varmadığım ve bana kurtuluş vaat eden bir şey, yani aile yaşantısı olmasaydı, elli yaşında kapıldığım bu umutsuzluğa belki de daha o zamanlar kapılırdım."
Sayfa 16·Kitabı okudu
Alıntı
"O yılları korkmadan, tiksinmeden ve yüreğimde acı duymadan hatırlayamıyorum. Savaşta adam öldürdüm,* öldürmek amacıyla insanları düello'ya davet ettim, kumar oynayıp kaybettim, köylülerin emeklerini iç ettim, onları cezalandırdım, zina yaptım, iğfal ettim. Yalan, hırsızlık, her çeşit zina, sarhoşluk, zorbalık, cinayet... işlemeyeceğim suç yoktu ve bütün bunlar için yaşıtlarım beni övüyor, nispeten ahlaklı biri sayıyorlardı, hâlâ da öyle sayıyorlar. Bu şekilde on yıl geçirdim. Bu sırada şöhret düşkünlüğü, hırs ve kibir yüzünden yazmaya başladım. Yaşarken ne yapıyorsam yazdıklarımda da aynısını yapıyordum. Uğruna yazmaya başladığım ün ve paraya sahip olmak için iyileri saklamak ve kötüleri göstermek gerekiyordu. Ben de öyle yapıyordum. Hayatımın anlamını oluşturan iyi biri olma isteğimi yazılarımda umursamazlık ve hâttâ hafif bir alaycılık görüntüsü altına saklama yoluna başvuruyordum çoğu zaman. Bunu da başarıyordum: Beni övüyorlardı."
Sayfa 8 - *Tolstoy, 1851-1853 yıllarında Kafkasya'daki askeri hareketlere katılmış, 1854 yılında Tuna Ordusu'nda görev yapmış, 1854 Kasımından 1855 Ağustosuna dek kuşatma altındaki Sivastopol savunmasında yer almıştır.(R.y.n.)·Kitabı okudu
Alıntı
"Bir gün hayatımın hikâyesini, gençliğimin bu on yılının dokunaklı ve ibret verici hikâyesini anlatacağım. Sanırım pek çok kişi aynı şeyleri yaşamıştır. İyi insan olmayı bütün kalbimle istiyordum; ama gençtim, tutkularım vardı, iyiyi aradığım o günlerde yalnızdım, yapayalnızdım. En içten isteklerimi oluşturan bir şeyi, yani ahlâk açısından iyi bir insan olmak istediğimi ne zaman göstermeye çalışsam küçümsemelerle, alaylarla karşılaşıyordum; oysa ne zaman iğrenç tutkulara kapılsam beni övüyor, teşvik ediyorlardı. Mevki ve makam düşkünlüğü, iktidar hırsı, çıkarcılık, şehvet düşkünlüğü, kibir, öfke, intikam... Bunların hepsi saygı görüyordu. Kendimi bu tutkulara kaptırdığımda yetişkin birine benziyordum ve takdir edildiğimi hissediyordum."
Sayfa 7·Kitabı okudu
Alıntı