çünkü aslında biz ekranda ya da sahnede o şeyin kendisini görmek istemiyoruz, gerçek acıyı ya da ölümü görmenin peşinde değiliz, bunların temsilini arıyoruz. performans olduğunun farkında olduğumuzda o duygunun tadını çıkarabiliyor, ona usluca yaklaşıp atmosferini içimize çekebiliyoruz; performans bu tehlikeli yakınlığı mümkün kılıyor.
evet haklısın, alçaltıcı. ama belki de yeniden başlamak için iyi bir noktadır bu. belki de kabul etmeyi öğrenmem gereken şey budur. sıfırdan başlamak. hiçbir şeyim olmadan. 'şunun dışında' demeden. hiçbir şeysiz. ne bir kart, ne bir silah, ne arazi, ne hak, ne onur.
"bir köpek gibi."
tavuk tüylerinin, çürüyen elmaların kötü kokuları arasında, plastik bir iskemlenin üstüne çökmüş otururken, dünyaya duyduğu ilginin damla damla içinden süzülüp çıktığını hissediyor.