Üstesinden geldiğimiz acıların, yaptığımız çalışmaların izleri yüz hatlarımızdan silinmiyorsa; bizlerden ve çabalarımızdan geriye kalan her şeyin aynı izi taşımasına şaşırmamak gerek.
Bedenin güzelliği deriyle sınırlıdır. İnsanlar derinin altında ne olduğunu görebilselerdi, Boeotia'lı vaşağın başına geldiği gibi, kadınları görünce tir tir titrerdi. Bütün bu güzellik, balgam, kan, sıvı ve safrandan oluşur. Burun deliklerinin, boğazın, karnın içinde nelerin saklı olduğunu düşünürsen, pislikten başka bir şey bulamazsın. Balgama ya da gübreye parmak uçlarıyla bile dokunmak insanı tiksindirirken, gübreyle dolu çuvalı kucaklamayı nasıl isteyebiliriz?