Yalnız başıma demir parmaklıklı kapıdan içeriye girerdim, dokuzuncu hariciye koğuşuna
doğru ağaçların bile sıhhatine imrenerek
yürürdüm, camlı kapıların garip bir beyazlıkla
gözlerime vuran ve içimde korku ile karışarak
yuvarlanan parıltıları arasında o dehlize
girerdim ve yalnız başıma bir köşeye ilişirdim,
kımıldamazdım, susardım, beklerdim, korkudan büzülürdüm, rengimin uçtuğunu
hissederdim.