Beyaz geceler, aslında dostoyevski okuyucularının alışageldiği bir sonla bittiğini ve beni derinden etkileyen bir roman oluğunu söyleyebilirim. Bir delikanlının, ilk defa bir kadınla iletişime geçmesi ve bu ilkin bir terk edilmeyle sona erdiğini söylemeliyim. Karşısındakini kırmaktan korkarak, her söylediği cümlesinin ardından özür dileyen birini, Nastenka yerinde olsaydım, kırmaktan korkardım. Veya kendime hakim olamayacağımı bilsem bile, beklediğim biri olsa bile, karşındakini umutlandırmazdım sanırım. Benim bu kadar yorum kattığım yeter galiba, incelememi okuyacakları pek sıkmak istemiyorum. Hepinize dostoyevski klasiğini iyi okumalar diliyorum.. Fyodor DostoyevskiBeyaz Geceler
Simyacı, benim uzun aylardan beri merak ettiğim fakat okumaya bir türlü fırsatımın olmadığı bir kitaptı. En sonda bir kütüphanenin tozlu raflarında karşılaştım onunla. Beklediğimden daha çok akıcı geldi bana. Çobanların aslında dünyayı değiştirebilen kişiler olduğunu ve insanların gözünde ne denli küçük görülen mesleklerin veya durumların dünyanın dönüşünü değiştirebilecek kapasitede olduğunu anlamamı sağladı bana. Hazinesini bulmak için evrenin dilini öğrenen ve memleketinden farklı yerlere göç ederken hayatının aşkıyla karşılan bir delikanlının hayatıydı bu. Kadınların hayatlarının aşkları gittiğinde onların geri dönemeyeceğini kabullenen bir toplumda geçen aşk hikayesiydi aslında. Daha fazla mesaj vermek istemiyorum doğrusu. Ama belki bu kitabın bende bu kadar büyük anlamlar barındırmasının sebeplerinden biri de belki bu kitabı çok uzun zamandır okumayı istediğim içindir. Umarım kitabı okumaktan zevk aırsınız. İyi okumalar.. https://1000kitap.com/yazar/i835simyacı Simyacı
Kitap tek kelimeyle müthiş. Alıştığımız klasik Stefan ters köşelerinden bir kesit diyebilirim. Çoğunlukla kitaplarında olduğu gibi bu kitabında da kısa ve öz bir anlatımı vardı. Herkesin okumasını öneriyorum