Öncelikle şunu belirtmek isterim ki bu inceleme hassas konuları ele alan bir kitap hakkında olacak, etkilenenlerin okumamasını tavsiye ederim.
Ben kitap okurken belli bir süre sonra bir karakter belirleyip olay örgüsünü o karakterin bakış açısından yaşarım. Uzun süredir depresyondan muzdarip biri olarak, bu tarz temaları işleyen kitapları okumayı seviyorum. Bu tür kitaplar, bana hem kendi duygularımla yüzleşme fırsatı veriyor hem de benzer duyguları yaşayan karakterlerle özdeşleşmeme olanak tanıyor. Ancak, "İntihar Dükkanı" adlı eserde bunu asla yaşayamadım. Kitabın karakterleri ve onların yaşadığı olaylar, benim için yeterince gerçekçi ve dokunaklı değildi.
Kitaptan kısaca bahsedecek olursam "İntihar Dükkanı", isminin de belirttiği gibi, intihar malzemeleri satan bir dükkanı ve bu dükkânı işleten Tuvache ailesini konu alıyor. Tuvache ailesi, umutsuzluğa kapılmış insanların ihtiyaç duydukları her türlü intihar malzemesini sağlayarak geçimlerini sağlıyor. Romanın ana teması, umutsuzluk ve yaşamın anlamını sorgulamak üzerine kurulu.
"İntihar Dükkanı", depresyon ve intihar gibi ağır konulara yeterince derinlemesine yaklaşamadığı için büyük bir hayal kırıklığı oldu benim için. Kitabın ana teması, intihar etmek isteyen insanlara yardımcı olan bir dükkanın etrafında dönüyor. Gerçekten tema çok ilgi çekici, zaten kitabı bu yüzden okumak istemiştim. Ancak, yazarın bu konuyu ele alışı beklediğim kadar derin ve karmaşık değildi. Yazardan beklediklerim çok daha farklıydı. Eserde bu hassas konular işlenirken bence fazlaca yüzeysel kalınmış; karakterlerin iç dünyaları ve psikolojik durumları yeterince yansıtılamamış. Kitap kısa olabilir, ancak az ama öz söz ile çok daha etkili, vurucu cümlelerle "ölüm satmak" gibi bir konu daha güzel anlatılabilirdi.
Trajik bir konuyu işlediği