Recep Çatallar

Mine Söğüt can yakmayı çok iyi biliyor.
Puan vermedi·248 syf.··
2023 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2023 22:19
Mine Söğüt bu kitapta bir sözlük ve bir hikaye kitabini birleştirmiş durumda. Arada anlatılan hikayeler o kadar can yakıyor ki okuduğunuz kelime anlamları sizi rahatlatıyor. Zamanin neresinde olduğunuzu sonuna kadar anlamıyorsunuz ya da bu hikayenin nereye gideceğini. Kitap anlatıları, örnekleri ve şiirleri ile dünden bugünden ve yarından bahsediyor adeta. Bu topraklarin hikâyesini çok iyi anlatıyor yazar ama Kafka için söylediğim şu sözü artık Mine Söğüt için de söyleyebilirim. Üst üste 2 Mine Söğüt kitabı okumak sizi Kafkaesk yapabilir.
Edebiyat
Kırmızı ZamanMine Söğüt · Can Yayınları · 20222,380 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Çok kısa sürede ve çok etkili
Puan vermedi·144 syf.··
2023 4. kitabı
Ferhan Şensoy'un çok sayıda tiyatrosunu izledikten sonra kitaplarını da okumaya karar verdim ve bu benim okuduğum ilk kitabı oldu. Kitabın yazıları büyük ve 143 sf olduğu için kısa bir kitap. Kısa olmasına ve bir günde bitmesine rağmen bitişi ve karakterleri anlatış şekliyle kitap bittiğinde bir anda elinizden çok sevdiğiniz bir nesne alınmış gibi oluyor. Her yönüyle tavsiye ederim.
Edebiyat
Kazancı YokuşuFerhan Şensoy · Ortaoyuncular Yayınları · 2007629 okunma
Budala Üzerinde Birkaç Kelam
10/10
·779 syf.··
2020 11. kitabı
BUDALA Dostoyevski “Rus Ulağı” adlı edebiyat dergisinde 1868’de yayımlanmaya başlanan “Budala” için zengin bir konu yakalayamadığını, romanında düşündüklerinin onda birini bile anlatamadığını söylese de gerçekte başyapıtlarından birini yazmış bulunmaktadır. Budala yazarın yurt dışında yazdığı kitaplarından biridir. Bir aşk romanı olan Budala Dostoyevski’nin o karamsar havasından kurtulamamıştır. İsabetli psikolojik tahliller, gerilmeler ve boşalmalarla yüklü olan romanda mükemmel erkek portresi çizilmektedir. Ana karakter olan Prens Lev Nikolyeviç Mışkin Dostoyevski’nin kitabı yazarkenki hali gibi yurt dışında yaşamış ve ülkesine yeni dönmektedir. Prens “budalalık” hastalığı için kendisine gönüllü olarak bakan yardım sever İsviçreli Profesör Şnayder’in yanından ülkesine dönen çok saf bir gençtir. Prens yaradılışı ile ayağı yere basmayan yeryüzünün olağanüstü varlığıdır. Dostoyevski Prensin içini doldurmak için kendi hayatındaki izlenimleri karaktere yansıtmıştır. Prens ve Dostoyevski’nin benzeyen yönleri vardır. Prens Dostoyevski gibi saralıdır, dış dünyayla tam bir uyum sağlayamamıştır. Bunun yanında romandaki karakter Dostoyevski’nin olmak istediği kişidir. Dostoyevski evde içine kapalı yetiştirilmiş ve sonra yatılı okula başlayarak orada da içe kapalılığını sürdürmüş aşırı onurlu, hırçın bir güvensizliği ve alınganlığı olan bir yazardır. Karşısına ilk çıkanla hemen arkadaş olmak isterdi ama bir türlü başaramazdı. Hayatını fakir olarak geçiren yazar romanında ise Prens’i çocuk denecek seviyede saf, saygılı, tanıdığı bütün insanlara güvenebilen sakar ve zengin bir genç olarak okuyucuya sunar. Kitap bir tren yolculuğundaki tanışmayla başlar. Prens İsviçre’den “budalalık” hastalığından kurtulmuş bir şekilde dönen yirmi altı yaşında bir gençtir lakin daha hayatın
1000Kitap
BudalaFyodor Dostoyevski · Nora Kitap · 201731,6bin okunma