Kudretinin kemalinden dolayı gökyüzünün kebûd renkli yüzünü "Biz yakın semayı yıldızların güzelliğiyle bezedik" ayeti gereği beyaz renkli kevakiblerle süsleyip sanatının ustalığından güzellerin parlak yüzünü "size şekil verdi, şekillerinizi de güzel yaptı". "Şüphesiz biz insanı en güzel biçimde yaratmışızdır." ayetleri gereği siyah benle süslüyor
Gayıpları bilen, ayıpları örten, günahları bağışlayan, dokuz feleği dairesel biçimde yer küre etrafında dolandırıp güneş şehsuvarını dördüncü meydanda koşturtan Hazret-i Pervardigar'a hamd ve şükürler olsun.
Babür, Timur'un Orta Asyasından gelen biriydi. Geldiği ortam, yetiştirilme tarzı ve çevresi Fars kültürüne derinden bağlıydı. Bu kölenin farkındalığı sayesindedir ki Baburlüler Hindistan'daki yönetimlerininin başlangıcından itibaren kendilerini bu kültürün taşıyıcıları olarak görmüş ve bu mirasın alt kıtada aktarilmasini ve daha da geliştirilmesini sağlamışlardır.
Timur'un yanına İbn Osman'ı getirdiklerinde Timur onu kınadı ve ona sert davrandı. Sonra Timur onu bıraktı. Adından Timurlular, İbn Osman'ın Rum diyarına daldılar ve âdetleri olduğu üzere birçok ifsatlar yaptılar, ne var ne yok bütün ülkeyi her şeyiyle yağmaladılar. Bursa şehrini yaktılar.
Babür (Bebür): Fergana yürelerinde beylik süren Timüroğullarındandır. G. 900/1494-1495 yılında han olmuştu. Hindistan'da Büyük Moğol Devleti'nin temellerini atan budur. İlk günlerinde birçok sıkıntı geçirmiş, onlara yılmadan göğüs germiş, Hindistan'ın Hakanı olmuş. G. 937/1530-1531 yılında ölmüştür. Babürnâme adında bir kitap yazmış. Gününde olan işleri o kitapta toplamıştır. Bunun torunlarını, İngilizler Hindistan'dan kaldırmışlarıdır. Babür "Türkistan'da bu-lunan bir çeşit küçük kaplana" denir.