Arapça ad almak işi o kadar gülünç bir hal almıştı ki Arapla-rın hiç kullanmadıkları türlü türlü sözler ad oluyordu. Bununla da kalınmıyor, ölmüş, unutulmuş Arap adları bulunup kullanılıyordu. Türkçe adları bile Arapça kılığa sokmaya çalışanlar görülmüştü. Na-sıl ki Kıpçak Hanlarından Berkey Han'ın adını Arapça Bereket'e, öz Türkçe bir ad olan Kadır adını Arapça Kadir'e, Hulakü'yu Helâk'a yaklaştıranlar bulundu. Alâettin, Salahattin, Nurettin, Nurullah, Feyzullah gibi birtakım adlar moda oldu; bu adları taşıyanların ne nomla ne de Tanrı ile bir ilişikleri vardı.