Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Seneca - Cicero - Felsefe Okulları
_Lucius Seneca_ _Ölçüsüz isteklere kapılmış, kibirle başkalarını hor görmüş, zorbalıkla zaferler kazanmış, kalleşçe ihanet etmiş, namussuzca kazanç sağlamış, sınırsız bir açgözlülük göstermiş, utanmazca savurganlıklar yapmış kişi, kaçınılmaz olarak korkar kendi belleğinden. _Korkunun sebebi bilgisizliktir. _Hayatını kaybetmekten daha acı bir şey vardır. Hayatın anlamını kaybetmek. _Affetmek ve unutmak, iyi insanların intikamıdır. _Gerçek, ancak işitmek isteyene söylenmeli. _Neden kimse hatalarını itiraf etmez? Çünkü hala hataların içindelerdir de ondan. Hatalarını itiraf etmek de iyileşmenin bir belirtisidir. _Doktor kendini kaybetmiş bir hastanın huysuzluklarına sinirlenmez. İşte akıllı bir adamın da insanlara yapacağı muamele böyle olmalıdır. _Cesur insan özgürdür. _Doğa olaylarının nedenleri doğadır. _Sanatlar yaşamın hizmetkarlarıdır; felsefeyse efendisi. _Cüce, dağa da çıksa cüce; dev, kuyuya da girse devdir. _Yeryüzünde gün ışığına layık olmayan nice insanlar vardır ama güneş her gün yeniden doğar. _Yaşıyorsak hala umut var demektir ama nokta koyulduktan sonra belki demek umut değil, çaresizliktir. _Önemli olan şey niteliktir, nicelik değil. _Soysuz güzellik kokusuz menekşe gibidir. _Ölüm, bazen ceza, bazen bir armağan, çoğu zaman da bir lütuftur. _Sarhoşluk kusur yaratmaz, kusurları açığa vurur. _Kitapsız yaşamak, kör sağır, dilsiz yaşamaktır. _Kader istekli olana rehberlik eder, isteksiz olanıysa sürükler. _Vahşetin her biçimi bir zayıflık işaretidir. _Zihinsel bir uğraşı içermeyen boş zaman ölümdür ve diri diri gömülmektir. _Hiçbir çağ yasak değil bize, hepsine ulaşabiliriz. _Tin, kimi bilgelerin sandıkları gibi tinsel ve soyut bir varlık değil çok ince öğelerden kurulmuş bir nesnedir. _Bir hakareti görmezden gelmek çoğu zaman öcünü almaktan daha
__Tarih boyunca filozoflar, düşünürler kendi benliği üzerinde kafa yoranlar bu sorulara cevap bulmaya çalışmışlar, bulabilmisler midir bilemiyoruz, yazarımız Affan karakteri üzerinden biz okuru da bu varoluş yolculuğuna çıkarıyor. Selami Çınarcı / Tinsel Kopuş
Ekim Ayı Hikaye Etkinliği/ Rüzgar-ı Berceste
Rüzgarı Berceste Geceydi...Bir sokak...yürüyordu adam...yaşı 30...yolun yarısına 5 kalmıştı.Ama bu umrunda değildi... Ellinde karanfiler...Mutluluk ruhuna yayılıyordu.Sevdiği kadına ulaşmak için daha çok sıklaştırdı adımlarını...az kaldı...merdivenler..ve kapı... Tak...tak... -Kim o? "Burçinim ben geldim birtanem..." -Bu ses ruhundaki tüm yorgunluğu alıp götürdü cennet bahçelerine,ordan tüm güzel kokuları getirip iliştirdi kalbine..._ "Geliyorum ömrüm...Murtazam..." Kapı açıldı...İki ruhun özlemi yükselip alçalan okyanus dalgalarının hırçınlığından dinginliğe bıraktı kendini... Sarıldı Murtaza Cennet kokulu yarine...Sarıldı Burçin Huzur kokan sevdiğine... Hoşgeldin.Hayatım. ..Günün nasıl. Geçti -Tüm yorgunluklar sende bitiyor sevdiğim... Deli...Seni Seviyorum... -karanfiler onlar...onlarda seni seviyor ama ben kadar değil... İçeriye doğru geçtiler...ev maviye boyanmış tavanı ise yıldızlarla süslenmişti Burçin İstemişti...Murtaza yapmıştı ... Gündüz içindeki geceyi...gecenin içindeki Gündüzü barındıyordu...yuvaları... Her zamanki gibi...oturdular hasret giderdiler...gözgöze diz dize oturdular... Sofra kuruldu...oturuldu...yemekler geldi... Ellerine sağlık sevdiğim...Burçinim. ..Meleğim... -abartma hayatım...sıradan yemek...işte