Hayat bazen gerçekten yoruyor. İş, rutinler, sorumluluklar… Hatta bugün olduğu gibi, hiçbir sebep yokmuş gibi gelen melankoliler de oluyor. Ama sonra bir gün geliyor; bir tiyatro salonunda ışıklar sönüyor, bir şehirde hiç bilmediğin bir sokağa giriyorsun, vapurda rüzgâr yüzüne çarpıyor ya da çok sevdiğin bir kitabın son sayfasını kapatıyorsun… Ve kendi kendine “İşte bunun için yaşıyorum.” diyorsun.