Tabii ben de artık onlara ne boa yılanlarından ne balta girmemiş ormanlardan ne de yıldızlardan söz açıyordum. Onların düzeyine iniyordum. Briç, diyordum, golf, politika, kravat mıravat. Onlar da böylesine aklı başında biriyle tanistiklarina bayağı seviniyorlardı.
"Cüret edemem arzumu dile getirmeye. Fakat... Ey ulu tanrıça, sen benim kalbimin en gizli kuytularını bilirsin. Yalvarırım sana, kurtar beni bu azaptan."