Masalları sever misiniz? Ama bazı masallar güzel bitmez…
Cümbezin Kızı, Ülkü Demiray’ın kaleminden çıkan ve 2023 Emine Işınsu Roman Ödülü’nü kazanan çok çarpıcı bir eser. İngiliz sömürge döneminde Kıbrıs’tan kaçırılarak Filistin ve Ürdün’e satılan yaklaşık 9 bin kız çocuğunun acı dolu hikâyesini, Hatice karakteri üzerinden masalsı bir anlatımla gözler önüne seriyor.
Bu kitap; yazgısına boyun eğenlerin, kederine alışanların, yok sayılanların hikâyesi…
Ahh Cümbezin Kızı, seni tanıdığıma ne kadar da memnunum…
Hatice’nin yaşadıkları, masalsı bir dilin ardına gizlenmiş sert bir gerçeklik taşıyor. Yer yer sarsıcı, yer yer derin bir hüzünle örülü ama bir o kadar da akıcı bir anlatım… Kıbrıs’ın yakın tarihine ışık tutarken, kadınların ortak acısını da görünür kılıyor. Dil, din, coğrafya fark etmeksizin kadınların taşıdığı yük ne kadar da benzer…
Kıtlık, sılaya özlem, anne hasreti… ve daha nicesi.
O dönemde 9 bin kız çocuğunun adeta bir eşya gibi satılması, yaşadıkları eziyetler… İşte bu, hayal etmesi bile zor olan ama yaşanmış bir gerçek. İnsan okurken donup kalıyor. “Bunu birileri gerçekten yaşadı” düşüncesi insanın içine ağır bir yük gibi çöküyor.
Bu kitap sadece bir roman değil, aynı zamanda bir yüzleşme. Masalsı anlatım ilk başta bir yumuşaklık hissi veriyor ama aslında bu, anlatılanların sertliğini daha da görünür kılıyor. Okur, kendini bir masalın içinde sanarken bir anda tarihin en acı gerçeklerinden biriyle baş başa kalıyor. Bence kitabın en güçlü yanı da burada: Hem kalbe dokunuyor hem de uzun süre zihinden çıkmıyor.