"O dudaklarda bilinmez ne kuvvet vardı ince bir söz veya zarif gülümseyișle kıpırdadığı zaman, bakışlar hasrete türlü türlü mânâlar anlatır ve bu mânâlar huzur ve tahammülü yakıp kavururdu!"
"Heves ve arzularına karşı kararsız olan gençler gibi, bunlar da en hafif bir rüzgârla hemen sallanmaya başlar, coşku ve ümide dair konușmaya koyulurlardı."