Öfkenin para birimi olduğu bir dönemde pozitif hisler uzatmanın hiçbir yeri olmaması aslında bizi özümüze ne kadar çok yaklaştırmış. Araçlarımız ileriye giderken tüm insanlığın bedenleri emekliye ayrılmak üzere büzülüyor sanki
Oyunlarla Yaşayanlar
oyun içinde oyun anlatan güzel bir tiyatro eseriydi. başlarında olay akışına çok hakim olamamıştım, alışamadım ancak kitabın yarısına gelince her şey açıklığa kavuştu. yine bir tutunamayanın öyküsüydü ve bence bu hikmet benol ve zavallı selimden daha aciz bir tutunamayan türüydü. olmak istemediğiniz kişilerle, seçim yapamadığınız -başka çarenizin olmadığı- bir hayat sürüyorsanız siz bir Coşkunsunuz diyebilirim. hislerinizin pekişmesi için bu kitabı okuyabilirsiniz
Bıkıyorum gecelerden sen aklıma geldikçe
En kenar sokaklarda bıkıyorum senden
Rastlamaktan korkuyorum yabancı gözlerine
ve içerliyorum sana,
ellerimi artık tutmazsın diye