birisi kendinden nefret ettiğinde bunu hissetmez misiniz siz?
bu onu yaşarken öldürür; kendi olmanın bulantısını hissetmemek için kötü duygularını olduğu kadar iyi duygularını da uyuşturur.
bizim evrenimizde insan yaşamı böyle yaşanıyor:
yetişkinlik kimliğini yeniden oluşturmak gerekir; insana umutsuzluk veren ve aynanın karşısına geçip inanmak zorunda kaldığı yalanlar anlatan, gayet kırılgan, bu eğri büğrü ve geçici toparlanmaya sürekli yeniden yaşamak gerekir.
nitekim buradaki tek siyah çizgi de ölülerin zamanla hiç alakası kalmadığına işaret eder.
- iyi ama, bunun yazılması behemahâl lazım mı? bu o kadar tabii bir şey ki..
- zannederim lazım. hatta bilhassa yazılmalı. çünkü bunu yazmazsak saat ve zamanla alâkanın asıl yaşama şuuru olduğunu nasıl öğreteceğiz?