İnsan ile hayvanların ortak bir çıkarı vardır, birinin dirliği öbürlerinin de dirliğidir, diyenler çıkabilir. Onlara sakın kulak asmayın. Hepsi yalan. İnsanoğlu, kendinden başka hiçbir yaratığın çıkarını gözetmez.
İşte, yoldaşlar, tüm sorunları mızın yanıtı burada. Tek bir sözcükte özetlenebilir: İn san. Tek gerçek düşmanımız İnsan’dır. İnsan’ı ortadan kal dırın, açlığın ve köle gibi çalışmanın temelindeki neden de sonsuza dek silinecektir yeryüzünden.
“İnsan, üretmeden tüketen tek yaratıktır. Süt ver mez, yumurta yumurtlamaz, sabanı çekecek gücü yok tur, tavşan yakalayacak kadar hızlı koşamaz. Gene de, tüm hayvanların efendisidir. Hayvanlan çalıştırır, karşılı ğında onlara açlıktan ölmeyecekleri kadar yiyecek verir, geri kalanını kendine ayırır. Bizse emeğimizle tarlayı sü rer, gübremizle toprağı besleriz; oysa hiçbirimizin pos tundan başka bir şeyi yoktur.
"Sen gerçekten hasta görünüyorsun, John!" "Mideni bozan bir şey mi yedin?" dedi Bernard.
Vahşi, başıyla doğruladı. "Uygarlık yedim."
"Ne?"
"Zehirledi beni uygarlık; kirlendim. Sonra da," diyerek daha alçak bir sesle ekledi, "içimdeki kötülüğü yedim."
"Köklerini kazıdınız. Evet, kesinlikle sizin tarzınız. Katlanmayı öğrenmek yerine tatsız olan her şeyin kökünü kazımak. Hangisi daha onurludur usu-muzca, acımasız kaderin sapan taşları ve oklan-na katlanmak mı, yoksa silah kuşanıp karşı koyarak son vermek mi dert yağmuruna... Ama siz bunların hiçbirini yapmıyorsunuz. Ne katlanıyor, ne de karşı koyuyorsunuz. Yalnızca sapan taşlarını ve okları siliyorsunuz yeryüzünden. Kolayına kaçıyorsunuz."