Oysa insan hikâyeler anlatmak isteyen bir varlık.
Anlattığı hikâyelerin yankılarını duymak isteyen,
varoluşunu başkasının yüzünde seyretmek
isteyen bir canlı.
Kazara bir
sözcük düşürseniz yere, onun boşluktaki hışırtısıyla kaçışacaklar saklandıkları kovuklara.
Her cümlenin özenle kurulması gerek; ses
tonunuz sessizlikle mırıltı arasında gidip gelmeli
ki incinmesinler.
Her insan kendisine bir yurt arar. İnsan daima sıla özlemi içindedir, sevgiyi ve şefkati arar.
Daüssıla, memleket özlemi, kana kana içtiğimiz
bir sevgi ve merhamet arayışından başka nedir
ki?
Kadere karşı sigortalanamayız. Istırap bir öğretmen. Tahammül ve direnç, insanın erdemleri. Bir ağrıyı bedenimizde gezdirip dinlendirerek de olgunlaşırız. Bir hüzün nöbetinden güçlenerek de çıkabiliriz. Ve nihayet
hayat, çözülmesi gereken bir sorun değildir.