Bütün kadim öğretilerde olduğu gibi tasavvufta da hayat bir yolculuk olarak resmedilmekte ve bu yolculukta insanın geçmişin çatışma ve yüklerinden yavaş yavaş arınarak gerçek benliğini keşfetmesi istenmektedir. Gerçek benlik, üzerine Allah'ın ışığının düştüğü; hırs, tamahkârlık ve hasetten arınmış bir benliktir. Arınmış kalbin ayna metaforuyla anlatılması, onun vazifesinin sadece Allah'ın güzelliğini yansıtmak olduğunu bize anlatır.
İşte tasavvufun merhameti mihver alan öğretisi bu konuda insanın ruhsal sıkıntılarına bir çare olarak belirmektedir. İncinmemek ve incitmemekten yola çıkan ve "Gönüller yapmaya geldim," diyen bu zengin öğretinin, mutluluğu "tüketmek"te arayan ve ciddi kimlik sorunlarıyla bunalan günümüz insanına söyleyeceği çok şey var.