— Allah’ın yanında en sevimliniz; ahlâkı en güzel olanlarınız, ailesine karşı vazifelerini yapanlarınız, ülfet edenleriniz ve kendileriyle ülfet olunanlarınızdır. Allah’ın yanında en sevimsiziniz ise; ondan ona söz götürenleriniz, arabozuculuk yapanlarınız ve doğru kişilerde kusur arayanlarınızdır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Denir ki, Peygamberimize ezâ etmek için var gücüyle çalışan Ebû Leheb’in karısı aynı zamanda bir nemmâm (koğucu) idi. Bir hamal gibi sağa-sola söz taşırdı. Yani söz hamallığı yapardı.
Allah’ın rahmeti onun üzerine olsun, Ebû Süleyman Dârânî der ki:
— Ben bazı kumandanlardan bir şeyler işittim. Bunu tenkit etmek istedim. Fakat benim öldürülmemi emretmelerinden korkarak tenkidden vazgeçtim. Bunu yaparken ölümden değil kalbime münâfıklık gelmesinden, halkın «Hakkı müdâfaa yolunda öldü!» demeleri mülâhazasının kalbimden geçme ihtimalinden korktum. Bunun için tenkidden vazgeçtim.
— Resûlullah zamanında bir kişi konuştuğu bir tek kelime sebebiyle ölünceye kadar münafık sayılırdı. Ben o kelimeyi sizin birinizden günde on defa duyuyorum.
Nefsin hevâî istek ve arzuları harekete geçtiği, fuzûlî konuşmalardan zevk almaya başladığı zaman sen de az yeme, az uyuma, onu gözden düşürme ve az konuşma kılıçlarını kınından sıyır ki o, zulüm ve intikamdan vazgeçsin, Allah'ın koyduğu ahlâk esaslarını çiğnemesin. Sen de diğer varlıklar arasında onun rezâletlerinden emin olasın. Nefsin hevâî arzuları sonucu meydana gelen zulmeti bertaraf edip getirdiği musibetlerin gâilelerinden kurtulasın. Böyle yaparsan kötü huylardan temizlenir, iyi huylarla nurlanırsın. Üzerinde bir hafiflik, bir rûhâniyet bulunur. Artık, hayır alanlarında dolaşır; rahvan at gibi meydanlarda, temiz hava almaya çıkmış hükümdar gibi bahçelerde seyran edersin.