Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bil ki; gamlar, kederlerle —ki bu gamlar ve kederler birer ateştir— dolu olduğunu öğrendiğin bu dünya âlemine mukabil başka bir âlem vardır. Şimdi o âlemin nimetlerini ve vereceği sevinçleri düşün. Şüphesiz bu iki âlemin birisinden uzak olan kişi, diğer âlemde bulunacaktır. Cehennemin korkunçluklarını uzun uzun düşünerek kalbine «KORKU»yu yerleştir. Cennet ehline va’dedilen ebedi, nimetleri uzunca düşünmek sûretiyle de «UMUT»u yerleştir. Nefsini, «KORKU» sesiyle kırbaçlamak ve «UMUT» yuları ile yetmek sûretiyle «SIRAT-I MÜSTAKİM» e götür. İşte bu sûretle büyük saltanata konar, acıklı azaptan selâmet bulursun.
Gerçekten, yokluk ve imkânsızlık içinde nefsin hevâî arzularını terketmiş olmak İFFET sayılmaz. Asıl İFFET, kişi her türlü imkân ve varlık içinde bulunduğu halde nefsinin hevâî arzularına karşı korsa o zaman olur.
— Kim ki, tenhâlarda Allah’a isyân etmekten kendisini alıkoyacak bir İFFET’e sahip değilse (Tenhalarda, nefsinin hevâî arzularına boyun eğmekten geri duramıyorsa) Allah onun ilmine değer vermez.