, bir alıntı ekledi.
5 saat önce · Kitabı okuyor

"Savaşta en iyi sığınak yeni açılmış top mermisi çukurudur. Buraya ikinci bir merminin düştüğü hiç görülmemiştir."

İnsanları Sevmelisin, Erich Maria Remarqueİnsanları Sevmelisin, Erich Maria Remarque
Cihan Şhn, Bu Ülke'yi inceledi.
10 saat önce · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

(Defterimden)
Cemil Meriç'le bu kadar geç tanışmış olmanın utancı içindeyim. Kitap dün akşam bitti. Bugün iş çıkışında koşa koşa gidip başka bir kitabını aldım.(Mağaradakiler) İyi yazarların kaderi değil mi bu? Annesinin en sevdiği yemekleri yapacağını bildiği bir gün akşama kadar sokakta top oynayıp, eve geldiğinde alel acele bütün yemeklere iştahla saldıran bir çocuk gibi biz de ruhumuza işleyen bir yazarla tanıştığımızda hemen "daha daha" deriz. Kitabın ağırlığı kaç gramdır? Bilemiyorum. Ama anlamı belki deve yükü... Bazen kelimelerle öyle dokunuyor ki belki bir cümlesinden bir inceleme çıkar.
Bu Ülke tam anlamıyla kocaman bir "Biz". Ne ideolojilerin pençesine takılmış kısır söylemler, ne de bir ütopya. Adeta kültürün düşünceye yoğuruluşu. Ülkesinin toprağından başka bir toprakta açmayan bir çiçek. Mazinin derin sancılarindan mutlu geleceğin doğumuna akan bir ırmak. İnsanın ve eşyanın harikulade bir tasviri. Insanımızın gerçek bir tanımı.
Kitabı tekrar tekrar okuyacağım için kitapla ilgili düşüncelerim de olgunlaşacaktır. Şimdilik Cemil Meriç için şunu diyerek noktalayalım:
Cemil Meriç ne bir "izm"in peşine düşmüş bir "ist" ne bir ideolijinin çılgın savunucusudur. Cemil Meriç ne sağdır ne de sol. Cemil Meriç Türkiyedir.
Yani iliklerimize kadar biz...

FEVKALADE bir karşılaştırma
Sıradan,sığ ve basit kafaya sahip birine bir dahinin, büyük bir kafanın eseri tavsiye edilse, nikris hastalığından mustarip birisi top oyununa davet edildiğinde ne kadar zevk duyarsa o da bundan o kadar haz duyacaktır...

Seçkinlik ve Sıradanlık Üzerine, Arthur SchopenhauerSeçkinlik ve Sıradanlık Üzerine, Arthur Schopenhauer
Derya (Bahir) DENİZ, bir alıntı ekledi.
 22 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Yüreği kafesinden çıkıp top gibi yuvarlanarak pencere dibine gitmiş, duvarı tırmanarak çantasının olduğu çıkıntıya gelmiş ve fısıldıyordu: “Belki suç bizimdir. Sen bir şey biliyor musun?

Beyaz Gemi, Cengiz AytmatovBeyaz Gemi, Cengiz Aytmatov

Bağımsız cümleler
Boş bardaktan içtiğim çay ve kaşıksız çıkardığım sese eşlik eden kahkahalarım bir de şekersiz sevdiğimi varsayarsak, içi dolu otobüsün sonsuzluğa durduğunu görebilirdim. Yazdıklarımla değil ama anlattıklarımla ifade etmek ister gibiydim. Ruhsal yönümü de koyarsak içine, karıştırıp bir psikiyatrist çıkarabilirim belki dahiliyeye. Hem sonra yıldızlarda parlaktır güneş sayesinde , alakasız ama benim de duyduklarım var sağır kulaklarımla, Görmediklerimi anlatsam şaşarsınız duymadıklarınıza. Anlatılır, yaşanmaz diyebilmekti en doğrusuyla sevgiden bir parça. Maviyi sevmek mi? Asla... Kötülük varken bu dünyada. Değil mi zaten, beyaz ifade eder iyiligi insanlıkta.

Bakmayın öyle... Durgunluğumdandır bu çılgınlığım. Bu vurdumduymazlığım bağlılığımdandır size. Bir kaç söz ötede oynamak gibidir bizde çocukluk; tozu yutmadan kazanılmaz dediğimiz bağışıklığa benziyordu kitap okuma alışkanlığımız. Alakasız ama okul müdürümüz de vardı " Ben size ön bahçede top oynayamazsınız demedim ki. Bensiz oynayamazsınız sadece" diyebilecek kadar sevimli bir kişiliğiyle...

Raziye Bozkurt, bir alıntı ekledi.
 Dün 01:50 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Savaşlarda onca yaşananlar insanoğlunun en karanlık ve en vahşi taraflarına ait öykülerse, makineli tüfekler ve top mermileri art arda patlayıp etrafa ölüm saçıyorsa, tecavüz mağduru zavallı kadınlar 'nefret çocukları'nı dünyaya getiriyorsa... Ne yazık ki savaştan geriye kalan bu pislikleri temizlemeye göğü yararak bardaktan boşalırcasına yağan yağmurun dahi gücü yetmez...

İncir Kuşları, Sinan Akyüz (Sayfa 313)İncir Kuşları, Sinan Akyüz (Sayfa 313)
Ebru Ince, bir alıntı ekledi.
23 May 20:42 · Kitabı okuyor · Beğendi · 10/10 puan

"sonunda bende düştüm "
"Fransızlar top güllelerini ateşlemeden önce ısıtıyorlardi..böylece vurdukları buzu eritebiliyordu ..
Çevremde birsürü insan buzun içine dondurucu suya düşüyordu ..
Ayaklarımın altında buzun içinde cesetlerin hatta canlı insanların yuzdugunu görüyordum
soğuktan hissizlesmiş elleri ustlerini kaplayan camsı örtüyü arıyor ..yüzeye çıkmaya çıkmaya çalışıyorlardı. "

On İki, Jasper Kent (Sayfa 44 - Can yayınları)On İki, Jasper Kent (Sayfa 44 - Can yayınları)
Züleyha Kayra, bir alıntı ekledi.
23 May 19:18

Bey, emredin, top atsınlar. Yolcuları selamlasınlar. Askerlerimizle uğurlayalım. Bari dostumuz " Osmanlılar ağırlama bilmezmiş" demesin.

Vatan Yahut Silistre, Namık KemalVatan Yahut Silistre, Namık Kemal
Ricardo hani Vatansız Ricardo, bir alıntı ekledi.
23 May 15:56 · Kitabı okudu · Puan vermedi

...gönenç mi yoksa korku mu hissediyor
el tutuştuğu zaman yetişkinler.

anneciğim günahsa neden gizli gizliyse neden günah
neden beylerbeyi neden majesteleri neden haşmetpenah
akrabaları gücendirmeyecek bir çare bulunamaz mıydı
madem yazıktır ona yazıklar olsun denilmesin o halde
mazlumları acıtıyor mahrumiyet
kafirleri aynı şey
acıtınca kaçınılmaz hale geliyor iç geçirme
mahrumiyet bölgesi denir denmez korkunç
bir rüzgar esiyor bu topraktan
sırtı duvara yüzü üniformalılara dönük döneklere
soruluyor şark hizmeti yaptınız mı sizler diye
filmin en acıklı yeri burası olunca dünyayı küçümsemek
bir patavatsızlık
neye üzülecektir sincabına su verirken caka satan kalaycı
sümüğünü pazarlık gücü gizli günahla artınca koluna silen kirve.

gizli günah anneciğim güzellik duygusunun alem müttefiki
canım annem müttefikler bize top twenty programı tavsıye etti
eridi hani o külrengi güneş var ya anneciğim
eridi küçüldü benim bedenime nazil oldu
izledim anneciğim külrengi güneşin
boydan boya gezişini gövdemi ...

Of Not Being A Jew, İsmet ÖzelOf Not Being A Jew, İsmet Özel