Top Oynayan Kedi Mağazası
10/10
·111 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Hikaye 1831 yıllarında Theodore adlı varlıklı bir sanatçının, terzicilik yapan ve ticaret ile uğraşan hali vakti yerinde ancak protestan yahut katolik sınırlar içinde yetişmiş masum Augustine’ ye aşık olmasıyla başlıyor. Aylarca yollarında gezindiği aşkından bitap haldeyken ise çareyi portresini yapmakla bulan Theodore ona ulaşmak için Louvre sergisinde bu tabloyu sergilemeye karar verir. Dönemin imparatoru bu resim için şöyle bir yorum yapmıştır; “ onca kralın ziyaret ettiği sarayımda bu güzellikte birçok kadın olsaydı, Avrupa’da barışı her daim sürdürmekte zorluk çekmezdim”. Okurken adeta film izliyormuşum gibi hissettim. Balzac böyle ters köşeler yapmayı çok sevdiğinden bende onu okumayı çok seviyorum. Bu kısa öykünün daha uzun olmasını çok isterdim.
Honore de Balzac
Top Oynayan Kedi MağazasıHonore de Balzac · Cumhuriyet Yayınları · 1998478 okunma
Yol Uçurumu
Puan vermedi
Kitabı elinize alır almaz ilk hikayeyle uçurumun kenarında yürümeye başlıyorsunuz. Fakat düşme tehlikesi yok. Bir seyre davet ediyor bizi Aybüke Akgül, uçurumun o nefes kesen manzarasında soluklandırıyor. Son öyküsünde de ifade ettiği gibi dağdan yana kullanmış tercihini. O yüzden bizi geniş asfalt yollardan çıkarıyor. Dar patikalardan geçiriyor bedenimizi. Ayaklarımızın altından çekilmiş dünyanın yerini kendi gözlerinin donuk ifadesiyle karşılaşan bir ressam, kurtla boğuşan bir bıçak ustası, işledikleri suçların günahını hesabı paylaştıkları gibi paylaşan sekiz beyaz pantolonlu adam dolduruveriyor. Her hikayede bize kendi öykü atmosferinden seslendiğini hatırlatıyor. Aybüke Akgül'ün "Yol Uçurumu" kitabında 19 öykü var. Gerçeküstünün gerçeğe bu kadar yakın olması şaşırtıyor. "Siyah At" öyküsünde atlı karıncadan kaçan atın nasıl özgürleştiğine şahit oluyoruz. Bir otobüsle kaçışına, başındaki krizantemlerin izleyenlerin üzerine attığına inanıyoruz. Ama öldüğüne inanmak zor geliyor. "Ufuk Çizgisi" öyküsünde Leman gibi yağmurlu havada gelmeyen Behzat için koşuyoruz onunla yokuş yukarı. Saçları gür Behzat'ın ümit kesemiyoruz. "Yastık" boynumuzdaki ağrıları artırıyor aniden. Sert ve yüksek bir yün yastık koyuyor başımızın altına yazar. Hikayede bu yastık kahramanın top oynamasını engelleyen bir metafor. Kendi yastıklarımızı düşünüyoruz. Sürekli başımızın altına konan bizi rahat ettirdiği düşünülen şeylerin neleri bizden uzaklaştırdığını görüyoruz. "Kimin Adı" hikayesiyle bizi bir uçuruma daha götürüyor yazarımız. İsimler düşüyor bir bir aşağıya. Ya Fazıl değilsek. Yeni adlar buluyoruz kendimize. Yeni roller. Peki aslında biz kimiz? Uçurumun kenarından alıyor bazı öyküleriyle "Derenin Öte Tarafı" bunlardan. Bir kurt buz tutmuş gölün üstünde rehberlik ediyor çünkü. Son
Edebiyat
Yol UçurumuAybüke Akgül · Şule Yayınları · 202534 okunma
Reklam
Ağam bizimle eyleniyir
10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 22:37
Boşu boşuna bestseller olmamış bir kitap, kurgu mükemmel top amelie'deyken birden Amelie bambaşka biri çıkıyor top kaybı ile başka birine dönüyor ibre ve bunu akan kitapta muhteşem değiştirmiş yazar, bir günde okunacak bir kitap taksit taksit okursanız geçmiş olsun
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,1bin okunma
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
1=Tepe Sarayburnu: (Ayasofya Topkapı sarayı ve Sultanahmet Camii) bulunur. öncesinde Ana tanrıça tapınağı, Artemis tapınağı Ve Mitra Dini izleri burada yer alır .Kutsal tepelerden biridir. Yerebatan sarnıcı da bu bölgede gezgin Petrus Gillius tarafından ortaya çıkarılmış İstanbul’da 60’ın üzerinde sarnıç var. 2=tepe Çemberlitaş: Üzerinde güneş tanrısı bulunurdu. Nuruosmaniye camii ile taçlandırıldı. 3=tepe Beyazıt: dev boyutlu zafer takı bulunurdu. Boğa meydanı Forum Tauri Pluta ve Hera tapınakları yine bölgede yer almıştır. şu anda Beyazıt ve Süleymaniye camii yer alır 4=tepe Fatih camii: on iki tanrı tapınağı on iki havari kilisesi yer alır şu anda Fatih cami süslemektedir. 5=tepe yavuz selim: Maria Pammakaristos kilisesi yer almıştır Fethiye cami ve bir kısmı müze yapılmıştır. Ayrıca bölgede yavuz sultan selim camii bulunur. 6=tepe Edirnekapı: En yüksek tepe Blakhernai sarayı tekfur sarayı ve kariye kilisesi bulunur 7=tepe Koca Mustafa paşa: Mokios sarnıcı ve Acadius sütunu bulunur. Aya Andrea Entikrisi kilisesi yer alır. şu an apartmana dönüştürülmüştür. Önemli bilgi : İstanbul ve Roma Yedi tepe üzerine kurulmuştur. Kehanetlere konu olmuş seçilmiş kutsanmış bir şehirdir.7 kutsal sayı olarak ifade edilir. 1=360 yılında Konstantin’in oğlu Konstantius tarafından inşa edilmiş Megale Ekklesia (Büyük Kilise ) adı verilmiştir. Aziz Yohannes Khrysostomos’un halk üzerindeki etkisine kızan imparatoriçe AElia Eudoxia imparator Arcadius kışkırtmış galeyana gelen halk tarafından kilise yakılmıştır. 2=415 yılında II Theodosius mimar Ruffinos yeniden inşa ettirmiş 13 ocak 532 de Nika isyanıyla yıkılmıştır. Justinyanus kaçmayı düşünmüş eşi kraliçe Theodor’a sayesinde Got süvarileri isyancıların üzerine salınmış tarihçi Prokopius göre 30bin isyancı kılıçtan geçirilmiştir.(Bizans’ta
Ayasofya'nın Gizli TarihiErhan Altunay · Beyaz Baykuş · 20161,665 okunma
Çanakkale ve Sonraki Günler /İnceleme/
Puan vermedi·205 syf.·
2026 143. kitabı
Çanakkale ve Sonraki Günler, o barut kokan siperlerin, top mermilerinin ve bir milletin küllerinden doğuşunun ardındaki sessiz çığlıkları resmi tarihin o basmakalıp, soğuk sayfalarından söküp alan, kelimenin tam anlamıyla etten ve kemikten bir başyapıt. Kitabı elinize aldığınızda karşınıza sadece askeri dehaların harita üzerindeki hamleleri ya da kuru zafer istatistikleri çıkmıyor; aksine o gencecik çocukların cephedeki mektuplarına, evde yol gözleyen anaların gözyaşlarına ve madalyonun arkasında saklanan o ağır toplumsal faturaya ortak oluyorsunuz. Yazarın asıl başarısı da burada; savaşı sadece siperlerle sınırlamayıp, o mahşer yerinin hemen ertesi gününü, yani açlıkla, yoksullukla ve kaybedilen koca bir neslin acısıyla yoğrulan o "sonraki günlerin" sosyolojik arka planını muazzam bir çıplaklıkla deşiyor. Sahi, top sesleri sustuktan sonra başlayan o derin sessizlikle yüzleşmeden, bugün bastığımız toprağın kıymetini hakkıyla anlamak mümkün müdür? Kitap, kantarın topuzunu kaçırıp ucuz bir hamasete sığınmadan, yaşanmışlıkları o kadar eyvallahsız ve duru bir dille aktarıyor ki, sayfaları çevirdikçe içinizdeki o milli duygular, gurur ve aidiyet hissi göğsünüzü kabartarak şaha kalkıyor. İşte bu yüzden; bu toprakların neyin pahasına vatan kılındığını ve o şanlı zaferin arkasındaki ağır insani bedelleri gerçekten hissetmek isteyen herkesin bu eseri satır satır hatmetmesi gerekiyor. Bu kitap size sadece bir zaferi anlatmıyor; kapağını kapattığınız an damarlarınızdaki o asil kanın ağırlığını hissettirerek, bu topraklara bastığınız her adımda o gencecik kahramanların gölgesini aratacak ve içinizde o hiç sönmeyecek milli gururun ateşini yakacak sarsılmaz bir uyanış sunuyor.
Edebiyat
Çanakkale ve Sonraki GünlerH. Hüseyin Maltepe · Özener Matbaacılık · 200919 okunma
8/10
·400 syf.··
2026 54. kitabı
Asaf Gümüşay, Gelincik Bulvarı'nda ailesiyle birlikte yaşamakta va babasıyla birlikte deden kalma hurdacılık işini yapmaktadır. Yakın arkadaşları Emin ve Ferdi ile gününü kapatmaktadır. Birgün mahalleye yeni birilerinin taşınacağı haberini alırlar ve kim olduğunu merakla beklemeye başlarlar. Asaf her zamanki gibi çocuklarlar beraber boş arazide top oynarken top yeni komşularının bahçesine kaçar, Asaf ise toplun peşine gider. Ancak kafasını kaldırdığında otuz yıldır evlenmek için beklediği kadını karşısında bulmuştur. Belgin Ardahan, babasının ölümüyle birlikte yirmi altı yıldır yaşadığı hayatın bir yalandan ibaret olduğunu öğrenmiştir. Ve gerçek ailesini uzaktan olsun görmek ve tanımak için kız kardeşi ve annesiyle birlikte Gelincik Bulvarı'na taşınmışlardır. Tek hedefi nasıl bir aileye sahip olduğunu öğrenmekken karşısına çıkan Asaf ile planlar değişmiş ve aşkta kapısını alacaklı gibi çalmaya başlamıştır. Yazarın kalemini uzun zamandır okuyoruma ama ilk defa kendisinden bir mahalle kurgusu okudum.Bende bu tema da bir kitabı daha var ve onu da kısa zamanda okuyacağım.Belgin başarılı, zengin ama bir parçası eksik bir kadındı.Ve Gelincik Bulvarı en çokta ona iyi geldi.Hem aile sevgisini hem de yıllardır beklediği aşkı orada buldu.Asaf ise turnayı gözünden vurdu.Ayrıca Belgin'in ilk gördüğünde evleneceğim onunla dedi ve dediğini de yaptı.Bazen yanlış anlayıp ortalık karıştırsa da çok güzel sevdi.İşin Nalan ve Ferdi tarafı ise benim için çok eğlenceli geçti.İki deli birbirini buldu resmen.Emin ve Nilüfer'in naifliği, Eymen ve Yasemin'ın tatlılığı derken kitabı bir tebessümle bitirdim.Benin favorim kesinlikle Ferdi'ydi.İç ısıtan, aile sıcaklığı veren, bolca aşk bulunan bir mahalle kurgusuydu.Sizlere de gönülden tavsiyemdir.
Gelincik BulvarıPayelll · Parola Yayınları · 202654 okunma
Reklam
Reklam