Bugün iş yerinde bir abiyle bir konuda konuşuyoruz. Ben dedim işte şöyle şöyle; hiç kendimi beğenmiyorum vs vs… diye. Hemen cevapladı: Ben kendimi beğeniyorum 😂 Ben de durur muyum, cevap vermek için pusuda bekliyordum zaten: “Ona ne şüphe! Kendini beğenenler listesi top 3 1) Firavun 2) Nemrut 3) Sen 😂😂
1000Kitap
Bugün bütün gün bizi düşündüm. Ayrılık kötü hatıraları silip götürürken güzel hatıraları parlatıyor mu insanın zihninde? Uzandığım kanepeden gökyüzüne baktım. Tüller sıcak yaz esintisinde usulca salınıyordu. Sıcak hava yanaklarımı okşadı. Dudaklarımı öptü. Kasıklarıma indi. İçimde dolaştı. Sonra tüm ruhuma yayıldı. Ürperdim. Dışarıda ağır bir yaz gününün durgunluğu vardı. Uzakta yoldan geçen arabaların sesleri, kuş sesleri, top oynayan çocukların sesleri geliyordu. Gözlerimi kapattım. Ellerim başımın arkasında toplanmıştı. Saçlarımla oynadım. Gülümsedim. Kollarım gergindi. Bugün sereserpe bizi düşündüm. Uzakta kalan bizi.
Reklam
İçimde Hâlâ Koşan Bir Çocuk Var..
Çocukken gökyüzü daha maviydi sanki. Gerçekten miydi bilmiyorum… Belki de insan büyüdükçe renkleri aynı kalsa bile içindeki ışık azalıyordu. Ama o zamanlar dünya daha büyük, daha heyecanlı ve daha güzel görünüyordu ona. Mahalle arasında koşarken nefesi kesilene kadar gülebiliyordu mesela. Bir dondurmanın mutluluk olmaya yettiği yaşlardı onlar. Akşam ezanı okununca eve istemeye istemeye çıkılan… Annenin camdan seslendiği… Dizlerin yara içinde ama kalbin tertemiz olduğu zamanlar… Ve en güzel tarafı neydi biliyor musun? O çocuk hiçbir şey olmak zorunda değildi. Yeterli görünmek… Güçlü durmak… Kimseyi hayal kırıklığına uğratmamak… Sevgiye layık olduğunu kanıtlamak… Bunların hiçbirini bilmiyordu daha. Sadece yaşıyordu. İnsan galiba en çok da bunu özlüyordu büyüyünce: Hayatı düşünmeden yaşayabilmeyi. Bir gün eski mahallesinin önünden geçti. Her şey küçülmüş gibiydi.
Duygular
"Ayrıca Kur'ân, toprak kavramına çok farklı bir yaklaşım getirir. İbrahim Aleyhisselâm'ın hayatına baktığımızda onun diyar diyar gezdiğini görürüz. Yaşamı boyunca sürekli farklı yerlere gitmiş, hiçbir zaman bir mevkide kalıcı olarak yerleşmemiştir. Hiçbir yerde kalıcı olarak bulunmayan, sürekli farklı yerlere seyahat eden bir peygambere nasıl belirli bir coğrafya vaat edilmiş olabilir? Bir de bununla birlikte, Allah Teâlâ adeta bu vaatten dolayı üstünlük davasında bulunan İsrailoğulları'nı azarlarcasına şöyle buyuruyor: "Benim top-rağım geniştir. O hâlde yalnız bana ibadet edin.""

Ayşe Nur

@aysee_nuur
·
Kitab-ı Mukaddes'teki anlatıya baktığımızda, Allah Teâlâ orada Hz. İbrahim'e çocuklarının yıldızlar kadar çok olacağını vaat etmektedir. Ayrıca, Israiloğulları'na bir de toprak (arz-ı mev'ûd) vaat edilir. Kitab-ı Mukaddes'e göre, Allah ile Hz. İbrahim arasında geçen bir konuşmada, onun soyuna özel bir toprak verileceği söylenmiştir. Bu yüzden İsrailoğulları, belirli bir coğrafyanın kendilerine vaat edildiğine inanırlar. İşte bu yüzden İsrailoğulları yani günümüzdeki Yahudiler -özellikle en şeditleri olan Siyonistler- arz-ı meʼvûd denilen davayı güderler. Ancak Kur'ân çok farklı bir tablo çizmektedir: İsrailoğulları'na herhangi bir toprak vaadi yoktur. Kur'ân'da geçen vaat, doğru yoldan ayrılmamak şartıyla peygamberliğin/önderliğin onlara nasip olacağıdır. Yani bir toprak garantisi değil, bir sorumluluk söz konusudur.
Bana ekmeğin kabuğu Sana steak sana fusion sana dünya mutfağı Sana fitness sana ozon odalarında sağlık Bana sokaklarda can havli bana biber gazı Sana Maldivler cote d’azur top ten holiday Bana iş dönüşü nayrobi dolmuşu Senin parmağına pırlanta, senin yüzüne tuscany ışığı Alnıma kömür karası benim. Alnıma kara yazı Sana sessiz sakin deniz orman manzarası şehrin içinde Bana ev diye dört duvar çatı diye çınlayan bu ne Sana şimdi, sana her gün, sana Saturday night fever Bana sonra bana sonra bana sonra Demir beton cam çelik kafes senin İçinde kardeşim bülbül benim Bana sivri şeyler bu dünya etimi delsin Seni öldürmeyen Allah hiç öldürmesin Sana sunshine sana diamond göz alan Bana her gece tepemde göz kırpan floresan Bana demli bir çay, uzun efkâr, geniş keder Sana smoke sana malt viskiler sana rezerv
Top-ı âh-ı inkisâra pây-dâr olmaz yine Kişver-i câhın nice sengîn hisârın görmüşüz
Reklam
Reklam