Kitab-ı Mukaddes'teki anlatıya baktığımızda, Allah Teâlâ orada Hz. İbrahim'e çocuklarının yıldızlar kadar çok olacağını vaat etmektedir. Ayrıca, Israiloğulları'na bir de toprak (arz-ı mev'ûd) vaat edilir. Kitab-ı Mukaddes'e göre, Allah ile Hz. İbrahim arasında geçen bir konuşmada, onun soyuna özel bir toprak verileceği söylenmiştir. Bu yüzden İsrailoğulları, belirli bir coğrafyanın kendilerine vaat edildiğine inanırlar. İşte bu yüzden İsrailoğulları yani günümüzdeki Yahudiler -özellikle en şeditleri olan Siyonistler- arz-ı meʼvûd denilen davayı güderler. Ancak Kur'ân çok farklı bir tablo çizmektedir: İsrailoğulları'na herhangi bir toprak vaadi yoktur. Kur'ân'da geçen vaat, doğru yoldan ayrılmamak şartıyla peygamberliğin/önderliğin onlara nasip olacağıdır. Yani bir toprak garantisi değil, bir sorumluluk söz konusudur.