Hoş kokular arasında kuş cıvıltıları başladı mı,yüzü aydınlanırdı.Bahçedeki ilk çiğdemler ve akbardaklar,evin etrafındaki sümbüllerin ve lalelerin tomurcuklanması ve açması iyi yürekli kadını mutluluktan ağlayacak hale getirirdi.
Çağ ve sanat adına ne kadar üzücü bir şey!Hayır bağışla çocuğum, öyle demek istemedim.Buna engel gelişen hayatsa üzülmenin alemi yok.Bunu kesinlikle anlıyorum.Ayrıca seninki gibi çok şey söyleyen bir çizginin akıl edilmesinde bir deha olduğunu da biliyorum.Bana hiçbir şey ifade etmiyor ama çok şey söylediğini açıkça görüyorum.
Sinekli bakkal Halide Edibin 2. Abdülhamit döneminde geçen Rabia adında küçük bir kızın çevresinde şekillenen damakta akılda güzel tat bırakan bir roman.
Bu romanda küçük Rabianın katı din kuralları ile yetiştiğini ve bunun etkisini yaşamı boyunca taşıdığını görüyoruz.
Bunun yanında dogu batı çatışmasını 2. Abdulhamit ile Jön Türklerin çatışmasının insanları ve Rabianın babasını nasıl etkilediğini okuyoruz.
Tabi bunun yanında bir sürü çok iyi kurgulanmış karakterlerimiz var.Onlar da sanki hayatımızın birer parçasıymış gibi hissediyoruz.
Kısaca zengin-fakir mahalleleri arasında dogu - batı,din-ahlak çatışmasının ve siyasi zorlukların anlatıldığı bir roman okuyarak tatminkar bir şekilde kitabı bitirmiş oluyorsunuz.