Eğer kendinize zarar verecek her şeyden yoksunsanız, nefes alıyorsunuz ama yaşamıyorsunuz demektir.Çünkü yaşamak, istediğinizde, kendi yol ve yordamınızla ölmeyi de gerektirir.
Hayatınızdan vazgeçmeniz, ailenizin de hayatının altına mayın döşemeniz demektir. Çünkü sizden sonra hiç kimse aynı kalmaz. Ölünün hayatı değişir, kabul; ama kalanların daha çok.
Tanrı, Yunus'a sevginin özünün, bir şey için çalışmak, "bir şeyi büyütmek" olduğunu, sevgiyle emeğin birbirinden ayrılamayacağını anlatmak ister. Kişi, uğrunda çalıştığı şeyleri sever, sevdiği şey için de emek harcar.
İnsanlardan nefret ettiğin anlamına gelmez bu, ne diye onlardan nefret edesin ki? Ne diye kendinden nefret edesin ki? Keşke insan türüne ait olmak, o dayanılmaz ve sağır edici gürültüyü de beraberinde getirmeseydi;keşke hayvanlar âleminden çıkıp aşılan o birkaç gülünç adımın bedeli, sözcüklerin, büyük tasarıların, büyük atılımların o dinmek bilmeyen hazımsızlığı olmasaydı! Karşı karşıya getirilebilen başparmaklara, iki ayak üstünde duruşa, omuzlar üzerinde başın yarım dönüşüne fazla ağır bir bedel bu.