Hayrınıza olmayan bir şeyi inatla oldurtmak için uğraştığınızda, büyük ihtimalle olabilir. Daha sonra ondan kurtulmak için daha çok uğraşırsınız. Hayrınıza ise olmasını dileyerek çabalayın. Olacaksa olsun, olmayacaksa olmasın.
Garanti olsun, ay başı ne alacağımı bileyim. Garanti bir eş bulayım. Beni üzmesin. Bana bakabilsin. Yanımda taşıyabileyim.
Bu kişiler hep başkalarının şanslı olduğunu söylerler. Kader belki bize de güler derler. Çabanız nedir peki? Riske girmeden, her şeye sahip mi olmak istiyorsunuz? Üreten ile üretmeyen bir olur mu? Her zaman söylüyorum. Oturarak başarıya ulaşabilen tek canlı tavuktur!
İkinci alan deneyim alanıdır. Acayip fırtınalar vardır bu alanın içinde. Rekabetçi insanlar, mücadele ve sürekli yenilikleri takip etmek vardır. Rekabetçi olaylar burada gerçekleşir. Bu alanda genelde birçok kişi parçalanır, duygusal dengede duramayanlar yıpranır ve güvence alanlarına geri dönerler. “Ben dersimi aldım, bir daha adım atmam!” derler.
Deneyim, rekabet alanı içerisinde özüne ulaşabilenler, yaşam amaçlarını bularak üçüncü alana geçiyorlar. Bu alanda üretken olan kişinin zaten rekabete ihtiyacı yoktur. Üretemeyen kişiler taklit ederler, rekabet etmek zorunda kalırlar. Çok az insan kendini özgürleştirebiliyor. Televizyonda gösterilen markayı almıyor. Lüks, rahat ve güvence alanı yerine, olması gerekenleri doğru seçimle alan ve en dengeli yaşamı yaşamaya başlayanların alanı. Gereksiz tüketime ihtiyacı olmadığını fark edebiliyor.
Böyle insanların hayalleri bütüne hizmet etmek ve yardım üzerine. Kendini sistemden özgürleştirmiş. Bu özgürleştirmeyi şöyle anlamayın. Bu, maaş almamak anlamında değil, maaşa muhtaç olmamak anlamında...
Allahım, seni arayanlarla ve bulanlarla buluşmayı nasip eyle. Senin sevdiğin kullarınla da buluşmayı nasip et. Senin sevdiğin kullar nasıl kullar, onları tanımak istiyorum.
Fakat insanın fıtratı sevgi üzerinedir. İletişim üzerinedir. İster ki başını eşine yaslayabilsin, sevgiyle iletişim kurabilsin, konuşabilsin, sohbet edebilsin... Bir sanat eseri üzerine, bir ayet üzerine, spor turnuvası üzerine bir fikir alışverişi yapabilsin. “Canım, bak bir roman okuyorum, sana anlatmak istediklerim var içinde...” diyebilsin. Eşi de heyecanla dinlemek istediğini ve kendi fikirlerini de sevgiyle paylaşmak istediğini söylesin.
Fakat insanın fıtratı sevgi üzerinedir. İletişim üzerinedir. İster ki başını eşine yaslayabilsin, sevgiyle iletişim kurabilsin, konuşabilsin, sohbet edebilsin... Bir sanat eseri üzerine, bir ayet üzerine, spor turnuvası üzerine bir fikir alışverişi yapabilsin. “Canım, bak bir roman okuyorum, sana anlatmak istediklerim var içinde...” diyebilsin. Eşi de heyecanla dinlemek istediğini ve kendi fikirlerini de sevgiyle paylaşmak istediğini söylesin.