ToSe

Abdullatif el-Bagdâdi 13. Yuzyilin ilk yarisinda yasamis cok yonlu bir dusunurdur. Yüzlerce yıl önce güzel çalışmalar yapıp eserler bıraktı. Zamanında kafasını başkalarına taksaydı, zamanını boşa harcasaydı, bunları yapabilir miydi?
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İyi şeyleri hak ediyorsun
Hayatımın hemen her döneminde buna benzer olaylar yaşadım. Belki siz de yaşadınız. Sizden de birileri hizmet veya fikir aldı, karşılığını ödemedi, belki başkalarına satıp iki kez kazançlı çıktı. Siz de kendi hakkınızı beklerken avucunuzu yaladınız. Bu onların suçu değildi. Siz, hayatınızın içinde iyi olanı hak ettiğinize inanmadınız. Ötekilerle eşit olduğunuzu kabul etmediniz ve sistem de karşınıza, elinizdekini alıp götürecek insanları çıkardı. Oysa artık kabul etmeniz gerekiyor: Hak ediyorsunuz, eşitsiniz! Bunu yapmak yerine, iyi olanı hak etmediğinize inanmaya devam ederseniz, kendinizi birilerinden aşağı görür, birkaç da gariban bulup onları da sizden aşağıda görürseniz, bu kısırdöngüde kalmaya devam edersiniz. Siz başkalarını aşağı görürken, başkalarının sizi aşağı görmesine isyan ederek ömrünüzü yiyip bitirirsiniz.
Siz kendinizi sevmiyorsanız, başkaları sizi niye sevsin? Siz kendinize değer vermiyorsanız, başkaları size niye değer versin? Siz kendinize vakit ayıramıyorsanız, başkaları size niye vakit ayırsın?
Gerçekten başarılı olmak istiyorsanız hem kendinizi hem çevrenizi yetiştirmek, geliştirmek zorundasınız.
İşleri bölüştür. Hep orta seviyede ol.
Sorumlulukları bölüştürün. Bütün sorumluluğu kendi kabınıza doldurmayın ki sistem sizi nötrlemek için diğerlerini zıddınız haline getirmesin. Bu, her iş için geçerlidir. Biri aşırı mutluysa, çevresinde arabesk bir mutsuzluğa düşmüş kişiler ortaya çıkar. Aşırı mutsuzsa tam tersine mutlu, neşeli olan insanlar görür yanında. Oysa doğru olan herkesin dengede olması, sorumlulukların da, tasarrufun da, harcamanın da, mutluluğun da paylaşılmasıdır. Diğer türlü kendinizi yorar, yıpratır, hayallerinizi erteler, yaşamayı erteler ve sonunda da tükenir gidersiniz.