Bir gözlem yapın. Gerçekten ne durumda olduğunu anlamaya çalışın. Sözgelimi, para yardımı yapacağınız biri, parayı cebine koyunca kendini güçlü hissediyor, parayı kullanarak güçlü görünmeye çalışıyorsa, ona yardım etmeniz faydalı olmayacaktır. Demek ki o, gücünü paradan alıyor. Kısacası gücünü paradan alan biri, parasız kaldığında gücünü Allah’tan almayı öğrenene kadar, sınavına karışmanızı önermem. Ben karıştım oradan biliyorum.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Oradaki çocukla oyun oynamaya devam edin. Onu oyalamayın, onunla oyun oynayın.
Keyfi yerinde çocuğun... Keyfi yerinde değilse, espri yapın, keyiflendirin.
“Sen ne tatlı bir çocuksun! Ne güzel bir çocuksun!” deyin. “Bundan sonra hep seninle birlikteyim.”
Derin bir nefes alın ve yavaşça verin.
Derin bir nefes daha alın ve yavaşça verin.
Şimdi o çocuğa sorun:
“Küçük çocuk, büyüdüğün zaman en çok yapmak istediğin şey ne? Hayalin ne? Büyüyünce ne olmak istiyorsun?”
Derin bir nefes alın ve yavaşça verin.
Derin bir nefes daha alın ve yavaşça verin.
Şimdi tekrarlayın:
“Küçük çocuk sana söz veriyorum. Senin çocukluk hayallerini yeniden hatırlamaya, sana destek olmaya ve bu yolda ilerlemene yardım etmeye söz veriyorum.
Bir gün biri geldi ve şöyle dedi: “Hayallerimdeki gibi biri karşıma çıkmıyor.”
“Niyet et...” dedim.
Niyet etti ve üç ay sonra tekrar geldi.
“Tam öyle biri çıktı karşıma!” dedi.
Sordum: “Evlendiniz mi?”
“Nerde? Bende öyle bir özgüven eksikliği başladı ki... ‘Beni niye sevsin? Bana niye baksın? Benden daha iyilerini kolayca bulur...’ diye düşünmeye, ‘Sen daha iyilerine layıksın...’ demeye başladım ona.”
İşte kilit noktalardan birisi burasıdır: Hepimiz her şeyi isteriz, ama bize geldiğinde hazır değiliz.
Öte yandan hayrınıza olmayan insanlara deli gibi çekildiğiniz durumlar da olur. Durduk yerde birine körkütük âşık oluyorsanız, hayatınızdaki diğer insanları unutuyorsanız, aman dikkat! Sınava doğru gidiyorsunuz! Uyanık olun.
Ya da iş hayatında hızlı bir şekilde aniden, “Çok kârlı iş! Zengin olacağız...” diye ikna edilmeye çalışıldığınız bir işin içine deli gibi çekiliyorsanız, yine dikkatli olun. Gözü kara bir şekilde, hipnozdaymış gibi gidiyorsanız her şeyi batırma, iflas etme ihtimaliniz çok yüksektir.
Örneğin, bir arkadaş çevresine deli gibi çekiliyorsanız, yani normal olmayan bir çekimle gidiyorsanız, birkaç yıl içinde oradan sağlam bir ders almanız kaçınılmazdır.
Sizdeki sürahi boşsa, onu biri doldurduğunda değerli hisseder ve kendinizi kaptırırsınız. Mesela, eşiniz size tatlı bir söz söylemezken, dışarıda tatlı bir söze kanıp gitme ihtimaliniz vardır ve inanın bu bir sınavdır. Hayatınızdan belki de on yılı çalıp götürecek bir sınav... Bu nedenle her zaman dikkatli olmak zorundasınız.