Kerem

Fuzúli konuşmak
Rivayete göre, Süleyman Aleyhisselam ifritlerinden birini bir yere gönderdi. Arkasından da takipçi çıkarıp, 'Bakın bakalım ne yapıyor?' diye emretti. Takipçi geldi ve sokakta başını göklere kaldırdığını, sonra insanlara bakıp başını salladığını haber verdi. İfrit dönünce, Süleyman Aleyhisselam, 'Niçin öyle yaptın?' diye sordu. İfrit, 'İnsanların başı üzerinde bulunan meleklerin ne süratli yazı yazdıklarına ve altlarında bulunanların süratli temayüllerine şaştım ve onun için kafamı salladım,' dedi.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Din
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ana Sermayemiz Nefes
Mâlâyâni sözlerin misali, Lokman Hekim, Davut Aleyhisselam'ın yanına gider. Davut Aleyhisselam ise demirden zırh yapıyordur. Lokman, böyle bir şey hiç görmemiş olduğundan buna hayret eder. Ne yaptığını bilmediğinden sormak ister, fakat hikmeti buna mâni olur ve bir türlü soramaz. Davut Aleyhisselam işini bitirip yaptığı şeyi giydikten sonra, "Bu, harp için güzel bir zırh oldu," deyince, Lokman, "Sükut hikmettir, fakat susmasını bilenler azdır," demiştir. Yani, azıcık sabretmekle sormadan ne olduğunu öğrenmiş oldu. Hatta rivayete göre, bu imalatın ne olduğunu öğrenmek maksadıyla bir sene Davut Aleyhisselam'ın yanına gitti geldi. İşte bu ve bunun benzeri, zararı olmayan, gizliliği açığa çıkarmaya sebep de olmayan, riya ve yalanı insanı sürüklemeyen sualler, mâlâyâni, yani lüzumsuz ve boş sözlerdir. Bunları terk etmek, kişinin İslamiyetinin güzelliğindendir. Malayaninin sebebi, muhtaç olmadığı şeyleri bilmeye iştiyak, tatlı tatlı sohbet ve faydasız hikayelerle zaman öldürmektir. Bütün bunların tedavi ve kurtuluş çareleri, ölümün gözü ile kaşı arasında olduğunu, ağzından çıkan her kelimenin mesul bulunduğunu, nefeslerinin ana sermaye olduğunu, dilinin, hurileri avlayabilecek bir tuzak olduğunu bilmesidir.
Sayfa 25·Kitabı okudu
تَقْوَى اللَّهِ وَحُسْنُ الْخُلُقِ Allah takvası, güzel huydur. (Tirmizi)
Din
Hadisi yaşayan adam
Geçtiğimiz gün beni çokça mutlu eden bir anı yaşadım; sizlerle paylaşmak istiyorum. Benim için gün neredeyse bitmişti. Eve doğru yol alırken içime bir endişe geliverdi. Vakit namazım neredeyse çıkacaktı ve Allah bana henüz secde etmeyi nasip etmemişti. Kalbime hançer gibi saplanan bu korkuyla beraber hemen araçtan indim. Şehitliğin içinde, koştura koştura bir cami buldum. Hava da bir soğuk, bir soğuk… Ee, bir yandan da abdest almam gerekiyor derken, caminin önünde açık havada abdest alabileceğim bir yer buldum. Tam kabanımı çıkarttım ki bir adam yanımda beliriverdi. Yüzüme tebessüm ederek şöyle dedi: “Allah’ın bize gönderdiği Peygamber diyor ki: ‘Sizden biriniz, kendisi için istediği şeyi din kardeşi için de istemedikçe, tam manasıyla iman etmiş olmaz.’ Sen de burada abdest alma; hasta olursun. Hem bunu kendim için istemezdim, o hâlde senin için de istemem. Bak, şu köşeyi döndüğünde sıcak su akan ve kapalı bir yer var. Orada abdestini al, lütfen.” Ben de durumun şaşkınlığıyla ve namazımı geçirmek üzere olduğumdan, hızlı bir teşekkürü tebessümle sarf ederek yola koyuldum. Abdestimi aldım ve vakit namazımı da vaktinde eda ettim. Elhamdülillah. Hadisi bilebilirsin, ayeti de bilebilirsin. Ama bunları hayatına tatbik etmek ve başkasına da hissiyatı sirayet ettirmek, hakikaten “Maşallah”ı hak ettiren meselelerdir.
1000Kitap
"Allah'a iman ettim de, sonra dosdoğru ol."
"Ya Resulallah, bana İslam hakkında öyle bir söz söyle ki, senden başkasına sormaya ihtiyaç duymayayım." قُلْ آمَنْتُ بِاللّٰهِ ثُمَّ اسْتَقِمْ "Allah'a iman ettim de, sonra dosdoğru ol."
Sayfa 8·Kitabı okudu
Din