Sabahattin Ali'nin nevi şahsına münhasır dünyasıyla beni tanıştıran popüler eseri... Okuyup bitirdikten sonra sizi halen yazarın yarattığı dünyanın etkisinde bırakan kitaplar elle sayılır cinsten olsa da bu eser işte tam da onlardan biri oldu şahsım adına. Başlarda biter mi diye sayfa saydığım kitapta sayfaları bir bir arkada bıraktıkça kah Raif Efendi kah Maria Puder olurken buldum kendimi. Zihinleri, kabullenmek zor olsa da, kalpleri ilk andan itibaren yekpare olan bu iki insanın az zamana çok şey sığdırdığı, yaşamanın anlamını birbirlerinde buldukları, sonunun mesut biteceğine inancınızı belki de istediğinizi körükleyen kitapta araya giren yıllarda onlarla "mutlu" sonlarını bekledim, onlarla yaş aldım. Zaman zaman Raif Efendi gibi hayatı anlamsız, insanlarla münasebetimi sığ ve boş buldum, terk edilmeyi sanmanın hüznünü çektim. İnsanın her salise hayaliyle tutuştuğu hayat bir kenara bambaşka bi hayata hapsoluşunu, eşrafa yaşıyor gözüküp aslen ruhun ölüşünü seyir ettim. Velhasılıkelam okuyun azizim.